Perseverance Mars’a İniyor!

Siz bu videoyu izledikten birkaç saat sonra, planlamalara göre türkiye saati ile 22.15’de Nasa’nın ve aslında uzay araştırmaları tarihinin en gelişmiş mars görevi olan Perseverence aracı Mars’ta Jezero Kraterine inmiş olacak. Tabi bir aksilik olmazsa. Umarız olmaz zira Perseverence yıllardır süregelen çalışmalar sonucunda aslında varlığının, tüm hayatının en zor, en dramatik 7 dakikasını yaşayacak. İnanılmaz zor bir iniş süreci bizi bekliyor. Hepimiz nefeslerimizi tutup bunu izleyeceğiz. Evet. İlk defa yine eğer bir aksilik olmazsa araç üzerindeki kameralarla iniş anını da görüntülü olarak görebileceğiz. Tabi canlı olarak değil. Ciddi bir gecikme olduğu için NASA birkaç gün içinde görüntüleri toparlayıp bizimle paylaşacaktır. Eğer bu zorlu görev başarılı olursa sonrasında Perseverence bize çığır açacak, tarihi değiştirecek bulgular gönderebilir. Bunun nedeni ...  Devamı

Solucan Deliğinden Zaman Makinesi Yapmak!

Popüler bilim veya bilimin popülerleşmesi, herkesin bilgiye erişim hakkı, karmaşık olguların herkesçe kolayca anlaşılabilmesi ve bu sayede daha geniş kitlelere ulaşarak bilim ve mantık çatısı altında, farklılıkların bir kenara bırakılarak daha iyi bir geleceğe ulaşma hayali dediğimiz zaman bu konuda tarihte ilk akla gelen isimlerden biri mutlaka Carl Sagan’dır. Çocukluğundan itibaren Lest Darkness Fall ve And He Built A Crooked House gibi bilim kurgu kitaplarına büyük hayranlık duyan Sagan bilimin kurgu halinden bile bilime, astronomiye inanılmaz sevgi duymuş ve sonunda hayaline kavuşarak astronomi, astrofizik, astrobiyoloji gibi alanlarda büyük çalışmalar yapan bir isim olmasının yanında sınırları da aşarak Cosmos gibi belgesellerle, yazdığı kitaplarla ve verdiği konferanslarla tüm dünyada bilimin popüler hale gelmesine ön ayak olmuş ve milyonlarca çocuğun da bilime ilgi duymasını ...  Devamı

Beyin Nasıl Yıkanır? | Gerçek Hikayelerle

Kore Savaşı sonrasında Kore ve Çin’de esir alınan Amerikalı askerlerin beyin yıkamaya maruz kaldığı bilgileri yayılmaya başlamıştı. Bu süreçte bazı Amerikan askerleri aslında öyle bir şey olmamasına rağmen biyolojik saldırı gerçekleştirdiklerini itiraf etmiş ve esaretlerinin sonunda da komünizme bağlılıklarını açıklayarak kendi ülkelerini lanetlemeye başlamışlardı. Hatta esaretleri bittiğinde ve salıverildiklerinde bazı Amerikan askerleri ülkelerine dönmeyi reddetmiş Kore’de veya Çin’de yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu durum haliyle beyin yıkama iddialarını güçlendirmişti. Düşman belledikleri bir ülkeye gönderilip burada esir düştükten sonra bu kendilerine göre düşman ülkelere sığınmaları, düşman belledikleri ideolojileri benimsemiş olmaları da aslında bizlere bazı fikirler veriyor.

Elbette burada tüm esirlerden bahsetmiyoruz. Beyni yıkandığı iddia edilen ...  Devamı

Ölümü Aldatmak – Cryonics Projesi

Linda Chamberlain. Kocasının bulunduğu binada çalışıyor. Alcor isimli bir şirket. Her gün arada bir uğrayıp kocasına selam veriyor, onunla konuşuyor. Olup biteni, hayatını anlatıyor ve işine geri dönüyor.

Ama bir sorun var. Linda’nın kocası teknik olarak “ölü”. Evet. Yaklaşık 8 yıldır. Prostat kanseri nedeniyle uluslararası yasalar dahilinde ve tüm ülkelerde de olduğu gibi hayati fonksiyonlarının durması nedeniyle yasal olarak “ölü” olarak kabul ediliyor.

Ama Linda. Kabul etmiyor. Kocası da ölmeden önce bunu kabul etmiyor. Yani “ölmeyi” kabul etmiyorlar.

Kocasının adı “Fred”. Fred ölü olarak kayıtlara geçtikten sonra    Linda’nın şu anda çalıştığı yere getirilip vücudunda birazdan detaylarını konuşacağımız birçok işlem yapıldıktan sonra büyük bir kazan içine yerleştiriliyor. İnsan Dondurma Bilimi olarak bilinen, Cryonics adı verilen ...  Devamı

Fiziğin Hala Cevaplayamadığı 7 Büyük Soru!

Isaac Newton zaman makinesine binip günümüze gelseydi şu anda bilim dünyasındaki ilerlemeyi gördüğünde büyük ihtimalle gözleri yaşarırdı. Onun zamanında inanılmaz gizemli görünen, varlığından bile haberi olmadığı olgular bugün ortaokul seviyesindeki çocuklar için bile bilinmemesi garip karşılanan olgular.

Örneğin isviçredeki Büyük Hadron Çarpıştırıcısını görse küçük dilini yutar, kütleçekimle ilgili teorisinin Einstein isimli bir adam tarafından bayağı değiştirildiğini duysa hem şaşırır hem de mutlu olurdu.

-Ama herhalde en büyük şoku Kuantum Mekaniğini duyduğunda yaşardı. Gerçi tüm hayatını bu konuya adamış bilim insanları bile hala aynı şoku yaşıyor ama Newton büyük ihtimalle oturacak bir yer arar ve bir bardak su isterdi.

Ancak ne olursa olsun bir sakinleştikten ve kendine geldikten sonra ayağa kalkıp bugüne kadar bu seviyeye gelinmesine katkıda bulunmuş ...  Devamı

Evrenin Akılalmaz Büyüklüğü!

Şimdi. Eğer rahat bir yerde değilseniz, rahat bir yere geçin.

İsterseniz bir içecek alın.

Ve arkanıza yaslanın.

Çünkü birlikte uçsuz bucaksız bir yolculuğa çıkıyoruz.

Videonun sonunda da iki ihtimal var.

Ya kendinizi, kim olduğunuzu, nerede olduğunuzu tamamen unutacak ya da tam tersi asıl benliğinizi bulacaksınız.

Varoluşsal bir yolculuğa hazır mısınız?

Evren. -Son tahminlere göre 93 milyar ışık yılı çapında. 13 küsür milyar yıl önce doğan evren nasıl 93 milyar ışık yılı çapında oluyor diye sorarsanız bu da evrenin genişleme hızı ile alakalı. Bildiğimiz üzere evren çok uzun süredir hızlanarak genişliyor. Yani ışık hızı evren için limit değil. Fakat bunu ayrıca konuşabiliriz.

Ama şimdi. 93 milyar ışık yılı dediğimizde “hmm, büyükmüş bayağı” diyoruz. Fakat bu tip sayıları, bu mesafeleri algılamak, anlamak gerçekten çok zor. Somutlaştırmak gerekiyor. Biz ...  Devamı

Burçlara ve Fallara Neden İnanıyoruz? – BARNUM ETKİSİ

Size burcunuzun özelliklerini okuyorum. Hangi burç olduğunu söylemeyeceğim ama. Tahmin edin bakalım.

Çok mağrur, kendine güvenen, cesur ve iyi niyetlisiniz. Dürüstlük sizin için her şeyden önemlidir. Karşı tarafın yalan söylediğini anladığınız an ondan soğur ve uzaklaşırsınız. Cömertsiniz. Ama bir o kadar da savurgan. O yüzden para biriktirmek sizin için çok zordur.

Sevdiklerinize çok düşkün, sevgi dolusunuz ve sevdikleriniz için yapamayacağınız bir şey yok.

Peki. Bu kadar yeter.

Hangi burcun özellikleri bu?

Neyse. Uzatmayayım. Bunlar herhangi bir burcun özellikleri değil. Ben uydurdum. Ama bazılarınız için tanıdık gelmiştir, ben buyum demiş olabilirsiniz. Suç sizde de değil. İstisnasız farklı şekillerde de olsa yaşıyoruz bunu. Kimi zaman burç olabilir. Kimi zaman fallar.

Ama dedim ya. Suçlusu siz değilsiniz. Suçlusu “Barnum Etkisi” adı verilen bir tür psikolojik olgu. ...  Devamı

Maddenin Beşinci Halini (Bose-Einstein Yoğunlaşması) Üretmek

Yıl 1978.

50 yıl kadar önce Einstein ve Bose’nin öngördüğü maddenin sıradışı hali olan Bose-Einstein Yoğunlaşması henüz üretilmiş değil. Her yolu deneyen bilim insanları yaklaşabilmiş dahi değil. Yavaş yavaş insanların kafasında “galiba somut bir şekilde gözlemleyemeyeceğiz” düşüncesi yerleşmeye, ulaşılamaz bir hedefmiş gibi görülmeye başlamış.

Ama her zaman birileri çıkar ya. Tüm umutların tükendiği o anda. Birileri fitili ateşler. Bir umut ışığı beliriverir. Ve tüm başarısızlıklar, umutsuzluklar unutularak herkes işe koyulur.

İşte. Yıl 1978.

Fizikçi Daniel Kleppner ve meslektaşı Tom Greytak bu işe bir son vermek için yola koyulacaklardı.
Kleppner ve Greytak bu iş için en iyi adayın hidrojen olduğuna karar verdiler. Öncelikle. Hidrojen hafif bir atomdu. Yani atomların diğer atomlarla karşılaştırıldığında mutlak sıfıra o kadar da çok yaklaşmadan ...  Devamı

Bir Kuantum Mucizesi – BOSE-EINSTEIN Yoğunlaşması

Mutlak sıfırda ne oluyor? Bilmiyoruz. Tahmin edebiliriz ancak gözlemleyemeyeceğiz gibi görünüyor. Çünkü bir maddeyi bu seviyeye kadar soğutmak için sonsuz bir enerjiye ihtiyaç var. Fakat. Mutlak sıfıra yaklaşmak bile çok acayip gizemlerin kapılarını ardına kadar açıyor. Sanki tüm fizik kuralları yeniden yazılıyor gibi.

Süperiletkenlik. 1900’lerin başlarında mutlak sıfıra yakın sıcaklıklara  kadar soğutulan cisimlerin elektrik direncinin neredeyse kaybolması nedeniyle bilim insanlarının keşfettiği bir olguydu. Ve bu olgu ile birlikte yapay bir şekilde oluşturulan manyetik bir alanda süperiletken cisimler sanki yer çekimi yokmuş gibi havada durabiliyor, hareket edebiliyorlardı. Çok kısa sürelerle de olsa bilimin mucizesini gözlemleyen bilim insanları elbette müthiş heyecanlanmışlardı. Herkes laboratuvarında manyetik alanda süzülen süperiletken cisimler üretiyor, bir çocuğun ...  Devamı