BITCOIN: Balon mu Devrim mi?

Dirençte sat destekte al. Dip yaptı. Aşağı saldı. Hacim yeterli. Rsi uyumsuzluk var. Boğa daha bitmedi. Ayılar güçleniyor…

Herhalde bu tabirleri bilmeyen ya da en azından duymayan kalmamıştır diye tahmin ediyorum. Bitcoin. Sıradan insanı tablolarla haşır neşir eden, borsayla ilgilendiren, yepyeni “merkeziyetsiz para birimimiz”. Ama şu an için sadece adı üstünde “para birimi”. Çok çok kısıtlı bir kullanım alanı var. Kimine göre geleceğin para birimi, kimine göre ise tarihin en büyük balonu.

Ama gerçekte bitcoin ne? Çok bilgisi olmayanlar için kısaca nasıl çalıştığından bahsedelim. Sonra. Büyük bir devrimden mi bahsediyoruz yoksa gerçekten büyük bir dolandırıcılık ile mi karşı karşıyayız. Onu bir konuşalım.

Konuya girmeden önce bu videonun sponsoru olan ByBit’e teşekkür etmek istiyorum. Blockchain’den bol bol bahsetmiştik biliyorsunuz daha önce. ByBit ise bu ...  Devamı

Büyük Sayılar Yasası ve Matematiksel Düşünebilmek

2. dünya savaşı. Amerika hava hakimiyetini sağlamakta zorlanıyor. Ciddi kayıplar veriyor. Göreve çıkan birçok uçak geri dönmüyor. Hem çok pahalı uçaklar kaybediliyor hem de çok değerli pilotlar. Bunun çözülmesi lazım. Manhattan da bilim insanları kolları sıvıyor. Fizik. Kimya. Derken ilginç bir isim devreye giriyor. Abraham Wald. Macar İstatistikçi ve Matematikçi.

Savaş uçakları ile istatistik ne alaka diye düşünmeyin.

Uzmanlar uçakları güçlendirmek ve bazı bölmelere çelik takviyesi yapmak istiyorlar ancak uçağın da çok ağır olmasını istemiyorlar. Onun için uçağın neresine takviye yapılması gerektiği konusunda savaştan dönen uçaklarda bir inceleme yapıyorlar. En çok nerelerinden kurşun yediklerine bakıyorlar mesela. Görünüşe göre, istatistiksel anlamda çok ağır basacak bir şekilde uçakların genellikle arka kısmında ve yakıt bölümünde toplanıyor mermiler. ...  Devamı

Yaşamanın Anlamı ve Anlamsızlığı Üzerine – Albert Camus ve Absürdizm

“Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, yok olmak. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.”

Albert Camus’nün sözleri bunlar. Sisifos Söyleni kitabında geçer.

Başka bir sayfada da şunu söyler.

“Hiç kimsenin varlık bilimsel bir kanıt uğruna öldüğünü görmedim. Önemli bir bilimsel gerçeğe varmış olan Galilei, bu gerçek, yaşamını tehlikeye sokar sokmaz, büyük bir rahatlıkla dönüverdi ondan. Bir bakıma iyi de etti. Uğrunda yakılıp ölmeye değmezdi bu gerçek. Dünya mı güneşin çevresinde döner, güneş mi dünyanın çevresinde, hiç mi hiç önemi yok bunun.”

Albert Camus. 1913 doğumlu Fransız filozof, yazar ve gazeteci. Yabancı, Düşüş ve Veba gibi çok değerli kitapların yazarı. 1957 yılında “zamanımızda insanın vicdani sorunlarına ışık tutarak edebiyata yaptığı katkıları” ...  Devamı

Efsane Çay Partisi ve İstatistik – İstatistik Her Şeydir

İstatistik her şeydir. Her şey istatistiktir.

En son aldığınız. Hiç ihtiyacınız olmayan. Boşa para harcadığınız o her neyse. Onun arkasında istatistik var. Netflix’te izleyeceğiniz bir sonraki diziyi Netflix’in çok büyük oranda tahmin etmesinin arkasında da.

O gün neyi giyeceğinizden, havanın nasıl olacağına kadar.

Devlet okul öncesi eğitime ne kadar bütçe ayırıp ayırmaması gerektiğine karar verirken de bunu kullanır.

İstatistik her yerdedir. İstatistik her şeydir.

Toplumu anlamamızı sağlayan, tüm davranışlarımızı etkileyen ve bilen insanın hayattaki tüm kararlarını ilişkilerini, para yönetimini, her şeyini etkileyen bu belki de modern dünyanın en önemli bilimi ile ilgili vaka çalışmaları ile örneklerle, gerçek hayatta işinize yarayacak taktilerle dolu bir seri başlatalım mı?

Öyleyse temeli atalım ve “İstatistik nereden çıkmıştır?” sorusu ile başlayalım.

Ronald ...  Devamı

Dünyada Güneşi Yakmak: Nükleer Füzyon

Olmasaydı, olmazdık.

Güneşten bahsediyorum. Güneşimizden. Samanyolu galaksisinin ortalama bir yıldızı. Varlığımızın en büyük nedeni. Yaşamın kaynağı. Tarih boyunca birçok kültürde gerçek anlamda tanrı olduğu, tanrının bir sureti olduğuna inanılmasının sebebi de buydu. En baştan beri bunun farkındayız.

Bunun en büyük nedeni ise içinde barındırdığı müthiş enerji. İnanılmaz. Akıl almaz. Devasa bir enerji. Doğal bir fabrika. Enerji üreten bir fabrika güneş.

Kopyalamaya çalıştığımız, kopyalayabilirsek tüm insanlığın bugün ve gelecekteki tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğimiz doğal bir makine.

Evet. Nükleer füzyondan bahsediyorum. Nükleer enerjinin en güçlü türlerinden biri. Ve gerçekten her şeyi değiştirebilecek potansiyele sahip Nükleer Füzyon…

Atomun hikayesini detayları ile konuştuğumuz önceki videolarımızdan hatırlarsınız. İzlemediyseniz buraya ...  Devamı

Sanal Gerçeklik: Evinizden Yıldızlararası Seyahat Mümkün

Gelecek olasılıklardan, insanlığın ulaşabileceği seviyelerden, yapabileceklerinden bahsetmeyi ve bu olasılıkları hayal etmeyi şahsen çok seviyorum. Fakat bir noktada çok üzüldüğüm şeylerden biri de bu olasılıklardan bir çoğunu, örneğin Mars’ı kolonileştirmeyi, belki cyborgları, belki de yıldızlararası seyahatleri göremeyecek olmaktır. Sadece gelecek olasılıklar da değil. Basit belki ama AC/DC’yi sahnede canlı izlemek ya da yunuslarla yüzmek bile olabilir. Birçoğumuz bunların bir kısmını yapamadan öleceğiz. Fakat elimizde bir koz olabilir. Yani sistemi aldatabilme şansımız. Evet. Evimizden, koltuğumuzdan kalkmadan. Gerçekten Mars’ın yüzeyinde gezebilir. Başka yıldız sistemlerine seyahat edebiliriz. Birebir deneyime yaklaşabilecek elimizdeki en büyük imkan ile.

Sanal Gerçeklik…

Sanal gerçeklik deyince şu anda elbette birçoğumuzun aklına kaba gözlüklerle gerçek ile ...  Devamı

Dünyayı Değiştirenler: Bilgisayar Devrimi (2. Bölüm)

Bir fikri ortaya atana bazen biraz fazla odaklanıyoruz. O kadar ki o fikri mükemmelleştireni gözden kaçırıyoruz. Asıl gelişim ancak bu aşamada gerçekleşir zira. Rafineleştirilmeyen hiçbir fikir ne kadar devrimsel görünse de işlevsizdir. Bir çip üstüne 64 tane transistör koyan insanlar geleceği hayal etmemizi sağlamıştı. Ama bir çipe 4 milyon transistör koyanlar asıl geleceği bize verenlerdir.

Kanadalı bir yazar Malcolm Gladwell söylemişti bunları. İnsanın sürekli bir kahraman arama ve asıl gelişimi, ortaya çıkan müthiş icatlara giden süreci görmeme eğilimini ifade ederken.

Isaac Newton’ın söylediği gibi: Daha ileriyi görebildiysem, bunu omuzlarından baktığım devlere borçluyum…

Bilgisayarlar da, ellerimizdeki akıllı telefonlar da bunun en güzel, en elle tutulur, en basit örneğidir aslında.

Hep bir rekabet, hep bir “en birinci kimdi” kavgasının ortasında birbiri ile birinci ...  Devamı

Bilgisayarın Hikayesi – Her Şey Nasıl Başladı?

Bilgisayarlar. Tüm dünyayı baştan aşağı değiştiren belki de tarihin en önemli icatlarından biri. Evet. Ondan önce transistörler, ondan önce ikili sayı sistemi vs. bulunmasa, elektrik keşfedilmese çok başka şeylerden bahsediyor olurduk ama bir son ürün olarak, tüm bunları kullanan, insanlığa gerçek anlamda çağ atlatan bir buluş olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Her anlamda.

Tam anlamı ile çiçek açtığı, hızla geliştirilmeye başlandığı dönem olarak yirminci yüzyılın son çeyreği karşımıza çıksa da aslında bilgisayarların geçmişi çok çok daha öncesine, yaklaşık 2500 yıl öncesine dayanıyor.

Bildiğimiz abaküse…

Evet. Yani. Şimdiki süper bilgisayarlarla bir abaküsü karşılaştırmak çok mantıklı gelmeyebilir. Ancak en temeline indiğimizde bugünkü süper bilgisayarların da çalışma mantığı abaküs ile neredeyse birebir aynı. Ardı ardına, birçok işlemi, bir ...  Devamı

Manhattan Projesi: Bilim Tarihinin Dönüm Noktası

Geldik bilim tarihinin en keskin dönüm noktalarından birine. Kimine göre bilimin zirvesi, dünyayı değiştiren en önemli keşif, kimine göre ise bilimin alçalabileceği en dip nokta.

Bir önceki videoda konuşmuştuk. Enrico Fermi, Irene Curie, Otto Hahn ve sonunda Lise Meitner’ın çalışmaları ile atomu parçalamayı başarmıştık.

Bu ciddi anlamda tarihin en önemli dönüm noktalarından biriydi. Ortada devasa, inanılmaz, akıl almaz bir güç vardı ve bu gücü kullanarak insanlığa seviye de atlatabilirdiniz. Ya da toplumları yer yüzünden silebilirdiniz…

Ve biz. İkisini de yapacaktık…

Atomun inanılmaz öyküsü bilim insanları ile, savaşlar ile, atom bombaları ile, Manhattan Projesi ile devam ediyor…

Bir atom bombasının yapılıp yapılamayacağı konusu artık nötron keşfine ve nötronun işleyişine bağlıydı. Nükleer fizyon ile bir patlama gerçekleşmesi için bir tür zincirleme reaksiyonun ...  Devamı

Atom’un Film Gibi Hikayesi

Madde. Muhteşem bir kilim gibi. Atomaltı parçacıklarla ilmek ilmek örülmüş bir kumaş. Deneyimlediğimiz evreni oluşturan bir örtü. Ama yüz yıl önce madde o kadar da karmaşık gelmiyordu kimseye. O zamanki bilgi birikim dahilinde madde dediğimiz şey elektron ve protonlarla kolayca elde edilebiliyordu. Bugün önümüzde duran müthiş detaylı bir eserin aksine daha düz, basit bir desen vardı karşımızda.

Ve 1920’lerde, o dönemde görülen müthiş gelişimler ile de fizikçiler yavaştan işi çözdüğünü düşünüyordu. Artık maddenin en temel yapıtaşı karşılarındaydı. Pozitif yüklü bir çekirdek çevresinde dönen elektronlardan oluşan bir atom… Ve 1919’da keşfedilen protonların da çekirdekte belirli bir sayıda bulunuyordu. Bu sayı da evrendeki maddelerin bu kadar çeşitli olmasını sağlıyordu.

Bu nispeten basit yaklaşımı tahmin edersiniz ki terk etmesi kolay olmadı. Bilim dünyasında ...  Devamı