Her Şey Bir Video Oyunuysa? – Bu Oyunu Kim Tasarladı?

Felaketler. Yangınlar. Pandemi. Savaşlar. Bir sürü acı. Yığınla sorun. Özellikle tarihin akışını değiştiren çok büyük felaketlerde, savaşlarda göze çok çarpmayan çok büyük bir sosyolojik değişim gerçekleşir. İnanç sistemleri.  Özellikle her şeye gücü yeten bir yaratıcıya dayanan inanç sistemleri ve bu sistemlere mensup olan insanlar için zorlu süreçlerdir bunlar. Burada konumuz din veya dinler değil. Örneğin 1755’te Lisbon’da gerçekleşen yıkıcı deprem sonrasında daha önce sorgulanmayan bazı dogmalar tartışılmaya başlanmış ve bu Voltaire gibi büyük isimlerin çok derin bir soru sormasına yol açmıştı. Elimizdeki en iyi yaşam bu mu? Daha iyisi olamaz mı? Bu kadar acı. Çok fazla değil mi?

1918’de İspanyol Gribi dünya nüfusunun ciddi bir kısmını yok edince bu sorular daha da derinleşti. Elbette büyük bir kısım bu felaketlerin insanların işlediği suçlara ...  Devamı

Yoksulluk ve Yardım Etme İkilemi Üzerine

UNICEF’in verilerine her gün, her dakika, aşırı yoksulluk koşullarında yaşayan 12 çocuk hayatını kaybediyor. Siz şu anda bu videoyu izlerken birkaç tane çocuk göçüp gidiyor. Hem de temiz suyu olmadığı için. Yiyecek yemekleri olmadığı için. Sıtmadan. Bağırsak hastalıklarından. Ölen çocuklar. Birçoğumuzun hayatında neyse ki düşünmek bile zorunda olmadığı sorunlardan…

Korkunç bir şey değil mi? Neredeyse 1 dakika geçmek üzere. 12 çocuk hayatını kaybetti bile.

Ama daha korkuncu ne biliyor musunuz? Bu çocukları kurtarmak o kadar kolay ki.

Birçok çocuk yatağına birkaç liralık bir sivrisinek örtüsü alamadığı için.

Bağırsak hastalıkları için 1 dolar bile olmayan ilaçlara ulaşamadığı için.

Yine birçoğumuzun cebindeki bozukluklarla bile doyabilecekleri gıdaya ulaşamadıkları için.

E o zaman?

Neden ölüyor bu çocuklar?

Özellikle refah seviyesi çok yüksek ülkeleri baz ...  Devamı

Göğe Bakma Rehberi – Çıplak Gözle Astronom Olmak

1977’de bir insan hatası nedeniyle Romanya’nın tamamında büyük bir elektrik kesintisi yaşanıyor. 5 saatten fazla süren bu kesinti nedeniyle garip bir şekilde polise ve acil durum hatlarına telefon yağıyor. Ama bu elektrik kesintisi ile ilgili değildi. Birkaç ay önce ciddi bir deprem atlatan ülkede insanlar panik halinde gökyüzünde bir gariplik olduğunu söylüyorlar. Hem elektrikler kesilmiş, depremin yaraları yeni yeni sarılıyor. Gökyüzünde olanlar yeni bir felaketin mi habercisi yoksa? Kıyamet mi geldi?

Olan neydi biliyor musunuz? Büyük şehirlerde, tüm evlerin ve sokakların ışıkları aynı anda kesilince ışık kirliliği birkaç saatliğine sıfırlanmıştı. İnsanların gökyüzünde gördüğü gariplik ise aslında “samanyolu galaksisiydi”. Hiç görmedikleri kadar fazla yıldız, çıplak gözle görülen gezegenler… İnsanlar aslında ilk defa geldikleri yeri görüyorlardı. Ve ...  Devamı

“Hayatımın En Mutlu Düşüncesi” – ALBERT Belgeseli – 3. Bölüm

Bir şeyi düşündüğünüz, düşünebildiğiniz, böyle bir fikrin aklınıza bile gelmesinden mutluluk duyduğunuz oldu mu hiç? Sonrasında bir tür kendi kendinize beşlik çaktığınız mesela. Kendi sırtınızı sıvazladığınız.

“Der glückliche gedanke meines Leben” derken Albert tam olarak böyle hissediyordu işte.

Hayatımın en mutlu düşüncesi…

“Bir adam yüksek bir binanın çatısından atlarsa ne olurdu? Kendi ağırlığını hissetmezdi elbette.”

E ne var bunda? 5 yaşında çocuk bile bu çıkarımı yapabilir diye düşünebiliriz…

5 yaşında bir çocuğun birçok yetişkinden çok daha devrimsel fikirleri olduğunu bir kenara bırakırsak bakın Albert’ın bu en mutlu düşüncesi Newton’dan ve hatta daha öncesinden bu yana doğru kabul edilen fiziğin temelleri nasıl çatırdayacaktı…

Bir düşünce deneyinden bahsediyoruz elbette. Albert şöyle sormuştu: “Bir asansördesiniz. Birden ...  Devamı

“Tanrının Düşünce Biçimini Anlamak” – ALBERT Belgeseli – 2. Bölüm

Harikasın sevgili dostum Michele. Harikasın. Sonunda cevabı buldum…

Michele Besso daha “neyin cevabı” demeden Albert devam ediyor.

“Aynı anda gerçekleşen iki olayın eşzamanlı olduğu konusunda hemfikir miyiz?” diye sorunca Michele “E yani. Tabi ki” diye cevap veriyor.

“Hayır” diyor Albert. İşte büyük hata bu.

“Şimdi düşün. Benimle birlikte hayal et. Bir demiyolunun kenarındayız. İki tane de elektrik direği. Aralarındaki mesafeyi de biliyoruz. İkisinin tam ortasını bulup işaretleyelim. Tam ortada da sen dur. Eline bir ayna al. Bu iki direğe aynı anda yıldırım düşsün. Bu aynadan baktığında iki olayın da eşzamanlı olduğunu görürsün. Şimdi bu raylardan geçecek bir trene bin. Elinde de iki tarafı da gösteren bir ayna var. Tren tam işaretlediğimiz noktaya geldiğinde bu iki direğe tekrar yıldırım düşsün. Bu iki yıldırım bu sefer de aynı anda mı düşer?”

Michele ...  Devamı

ALBERT – Dahilerin Dahisi – Belgesel – 1. Bölüm

Bir çocuk. Her çocuk gibi. Meraklı. Sınırsız hayal gücüne sahip. Soruları olan. Sorular soran. Çok fazla soru soran. Bir çocuk…

Her çocuk gibi. Dünyayı değiştirme potansiyeli olan.

Ama bu çocuk.

Dünyayı değiştirecekti…

O çocuğun adı.

Albert.

Albert Einstein…

Hepimizin bildiği Einstein bu. Bilge, yaşlı adam. Sıradışı zekaya sahip bir dahi.

Sanki öncesi yokmuş gibi. Birden ortaya çıkıvermiş gibi.

Fakat o da bir zamanlar çocuktu. Ve her insanın olduğu gibi onu da şekillendiren bir çocukluğu, bir geçmişi, onu o yapan bir hikayesi vardı.

14 Mart 1879’da başlıyor bu çocuğun hikayesi. Almanya’nın Ulm isimli küçük bir şehrinde dünyaya geliyor. Alman Yahudiler yeni yeni toprak sahibi olma, yüksek eğitim alma ve farklı mesleklerle uğraşma hakkını kazandığı zamanlarda Pauline ve Hermann Einstein isimli Yahudi bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Daha sonra doğacak olan ...  Devamı

Şehirlerarası Otobüsler, Aşı Karşıtlığı ve İnanma Özgürlüğü

Şehirlerarası bir otobüs şirketiniz olduğunu düşünün. Bir tane otobüsünüz var. Ve bu otobüsün hiç iyi durumda olmadığını biliyorsunuz. Bakımları geçeli çok oldu. Frenler iyi durumda değil. Yağına suyuna hiç bakılmıyor. Lastikler zaten kabak durumda.

Bu otobüsün ertesi gün uzun bir yolculuğa çıkması gerekiyor. Ağzına kadar yolcu dolu bir şekilde. Bir sorun çıkabileceğini biliyorsunuz ama bütçenizi aşmış durumdasınız ve hem otobüs yarına yetişmeyecek hem de bakım için harcayacak paranız yok.

Kendi kendinize “son birkaç yolculukta da böyleydi zaten. Bir şey olmadı. Bu sefer de olmaz inşallah” diyorsunuz. Bunu uzun uzun düşündükten sonra “bir şey olmayacağına” kendinizi inandırıyorsunuz.

Otobüs yola çıkıyor.

Sonuç.

Elim bir kaza. 40 küsür kişiden kurtulan yok. Çocuklar, gençler, öğrenciler, aileler… Yok oluyorlar.

Siz? Sigorta şirketinden yüklü bir ödeme ...  Devamı

Zengin Zenginleştikçe Siz de Zenginleşiyorsunuz (!) – Ortalamaların Aldatıcı Dünyası

2010 ila 2013 yılları arasında Amerika’da aile başına düşen ortalama gelir ciddi şekilde artmıştı.

84 bin dolarlardan 87 bin doların üstüne çıkmıştı. Birkaç yıl içinde.

Ama o dönemde Amerikan halkına gidip “hayırlı olsun geliriniz artmış” deseydiniz büyük ihtimalle tatsız olaylar yaşanabilirdi.

Zira. Ortalama değil de “medyan” olarak bildiğimiz ve istatistikte ortanca ya da orta değer olarak bilinen değere baktığınızda orası çok başka bir şey söylüyordu.

Ortalama gelir gayet güzel artarken “orta değer” tam tersine düşmüştü.

49 bin dolarlardan 46 bin dolarlara kadar inmişti.

Tabi o zaman Amerikalı yöneticiler “ortalama geliri yükselttik” diye böbürleniyorlardı. Ve bunda da gayet haklılardı. Gerçekten de yükselmişti. Çünkü istatistik yalan söylemez. Fakat siz istatistiği kullanarak kitleleri çok güzel aldatabilirsiniz.

Burada olan neydi peki?

Aslında halk ...  Devamı

Peki Ya Sürekli “GÖRÜNÜR” Olsaydınız? – Gyges’in Yüzüğü, Sosyal Medya ve Ahlak Felsefesi

“Karakterinizi, kimse sizi izlemediğinde yaptıklarınız belirler.”

Amerikalı yazar Jackson Brown’ın sözleri bunlar.

Biraz üzerinde düşündüğünüzde aslında altında hem sosyolojik hem de psikolojik birçok anlam barındıran, toplumda gördüğümüz ya da görmediğimiz birçok yanlışın altında yatan bir olguyu ortaya koyuyor bu söz. “Kimse sizi izlemezken ne yapıyorsunuz?”

Bir düşünün. Etrafta polis yokken, yol boşken kırmızı da geçiyor musunuz mesela? Ya da şöyle sağa sola bakıp kimseler olmadığından emin olduktan sonra elinizdeki çöpü yere bırakıveriyor musunuz? Yahut. Ücra bir yerde piknik yaptınız ailenizle. Kimse de yok. Ayıplayacak, ceza yazacak. Tüm pisliğinizi bırakıp gidiyor musunuz?

İnsanın ahlak anlayışı ile ilgili birçok şey anlatan bu “değer algısı” aslında antik hikayelerde de karşımıza çıkıyor.

Platon Devlet kitabında abisi Glaukon üzerinden anlattığı ...  Devamı

BITCOIN: Balon mu Devrim mi?

Dirençte sat destekte al. Dip yaptı. Aşağı saldı. Hacim yeterli. Rsi uyumsuzluk var. Boğa daha bitmedi. Ayılar güçleniyor…

Herhalde bu tabirleri bilmeyen ya da en azından duymayan kalmamıştır diye tahmin ediyorum. Bitcoin. Sıradan insanı tablolarla haşır neşir eden, borsayla ilgilendiren, yepyeni “merkeziyetsiz para birimimiz”. Ama şu an için sadece adı üstünde “para birimi”. Çok çok kısıtlı bir kullanım alanı var. Kimine göre geleceğin para birimi, kimine göre ise tarihin en büyük balonu.

Ama gerçekte bitcoin ne? Çok bilgisi olmayanlar için kısaca nasıl çalıştığından bahsedelim. Sonra. Büyük bir devrimden mi bahsediyoruz yoksa gerçekten büyük bir dolandırıcılık ile mi karşı karşıyayız. Onu bir konuşalım.

Konuya girmeden önce bu videonun sponsoru olan ByBit’e teşekkür etmek istiyorum. Blockchain’den bol bol bahsetmiştik biliyorsunuz daha önce. ByBit ise bu ...  Devamı