Bedavaysa Ürün Sensin – Bulut Bilişim’i (Cloud Computing) Anlamak

Tarih tekerrürden ibarettir. Gerçekten yaşamın garip yasalarından biri bu. Her alanda görüyoruz bunu. Savaşlar, devrimler, krallar ve genel olarak tarihin yazılı olmayan kuralı. Ancak bilgisayarların gelişiminde bile söz konusu desem? Biraz garip gelebilir belki ama öyle. Genellikle teknolojik gelişmeleri tek yönlü olarak görürüz, geri dönüşü olmayan bir ilerleme.

Bu şekilde son 30-40 yıldır radikal bir değişime tanık olduk bilgisayar dünyasında. Eski bir oda büyüklüğünde, merkezi şekilde çalışan sistemler demode olurken kişisel bilgisayarlar, herkesin kendi işini kendi yaptığı bilgisayarlar inanılmaz yaygınlaştı. Bunun öncesinde, yani kişisel bilgisayarlardan önce, 1980’lerin başlarında örneğin bir şirketin misal satış ya da maaş hesaplamalarını yaptırması gerektiğinde bu şirketler bünyelerinde bu tip dev bilgisayarlar bulunduran başka şirketlere gidip bu işlemleri ...  Devamı

Beynin Sana Yalan Söylüyor! – Önyargılar ve Yanılgılar

Beyniniz size sürekli yalan söylüyor.

Ve siz bunun farkında bile değilsiniz.

Beyin. Her fırsatta konuşuyoruz. İnanılmaz bir makine. Çok çok güçlü bir bilgisayar.

Fakat.

O da mükemmel değil. Limitleri var.

Bu limitleri zorlayıp motoru yakmamak için de bazı savunma mekanizmaları.

Bilgileri basitleştirmek bunlardan birisi.

Ancak bunun da bir bedeli var.

Önyargılar.

Beyninin kendini koruma mekanizmalarından biri.

Daha hızlı kararlar alabilmek için geliştirdiği önyargılar.

Hatıralarınıza bile sirayet etmiş, hatırladıklarınızda, birebir yaşadıklarınızı hatırlarken bile başvurduğumuz bir olgu.

Çünkü dikkat ya da odaklanma limitlerimiz de belli. Dikkat ettiklerimiz ve odaklandıklarımız konusunda seçici olmak zorundayız o nedenle.

Bunun için de çevremizdeki dünyayı, hayatımızdaki insanları, yaşamımızı ve hatta kendimizi bir önyargı gözlüğü ile izliyoruz desek yeridir.

Merak etmeyin. Sizde ...  Devamı

Nükleer Enerjiyi Anlamak – Dost mu Düşman Mı?

Nükleer enerji. 1956 yılında İngiltere’de Calder Hall’da açılan ilk ticari nükleer enerji santralinden bu yana büyük tartışmaları odak noktası, bazı trajedilerin de dolaylı nedeni oldu. Tartışmalar da devam ediyor haliyle. Ancak o zamandan beri bu tartışmaların yanında nükleer enerji ile devasa bir enerji ihtiyacı karşılandı ve karşılanmaya da devam ediliyor. Kimine göre asla vazgeçmememiz gereken ve özellikle iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerjinin büyük kısmının nükleer enerjiden sağlanması hayati önem taşıyor. Kimine göre ise hiç de güvenilir olmayan, aşırı pahalı ve gereksiz bir yatırım.

 Bu tartışmanın herhangi bir yerinde yer almadan önce aslında kimi zaman siyasi kimi zaman da etik bir hal alan bu tartışmaları bir kenara bırakıp her zaman yaptığımız gibi işin tamamen objektif ve bilimsel tarafına bakmakta fayda var. Nükleer enerji nedir, ...  Devamı

Covid-19 Aşısı Sonunda Bulundu Mu? – Pfizer/Biontech

Arkadaşlar güzel haberler gelmeye başladı.

İkinci dalganın kendini iyice hissettirmeye başladığı, pandeminin biteceğine dair ümitlerimizi yitirmeye başladığımız bugünlerde umutlarımız biraz da olsa yeşerdi gibi.

Yani yeşermeli mi yeşermemeli mi bir bakacağız bu videoda ancak olan şu.

9 Kasım 2020 Pazartesi günü Pfizer ile Alman ortağı BioNTech isimli ilaç şirketleri Covid 19’a yönelik aşı çalışmalarının ilk sonuçlarını paylaştı. Ve buna göre geliştirdikleri aşının ilk aşama sonuçlarına dayanarak %90’ın üzerinde etkili olduğunu duyurdular.

Şirketin başkan yardımcısı “Bu tarihi bir an. Daha önce görülmemiş bir şekilde 1 yıl içinde bir aşı ortaya çıkardık.” Gerçekten de öyle. Bu kadar kısa sürede bu aşamaya gelinmiş olması müthiş bir gelişme.

Bu arada BionTech şirketinin kurucuları da Uğur Şahin ve Özlem Türeci isminde Türkiye’den almanyaya göçmüş ...  Devamı

Dark Web: İnternetin Karanlık Yüzü!

Internet. Bugün aldığı hali bundan 30 yıl önce birilerine gösterseniz vereceği tepkiyi bir düşünün. Önceden akla hayale sığmayacak şekilde insanları, kurumları, tüm dünyayı birbirine bağladı. İlk başlarda işin başındakilerin bile sadece askeri ve uluslararası ilişkiler amacı ile kullanacağını düşündüğü internet ile bugün yediğimiz yemeği, evcil hayvanlarımızın yaptığı komiklikleri milyarlarca kişi ile paylaşıyoruz.

Burada da biraz algı problemi karşımıza çıkıyor. Bugün bir nevi “mobil” dünyaya sıkıştırılmış ve sosyal medyadan ibaret olduğu düşünülen internetin asıl gücü, derinliği ve en önemlisi barındırdığı bilgi miktarı gözden kaçırılıyor ve asıl potansiyelini göz ardı ediyoruz. En azından büyük bir çoğunluk açısından.

Şöyle söyleyelim. İnternette erişebileceğiniz bilgilerin çoğundan haberimiz bile yok. Ürünlerden, hizmetlere, ...  Devamı

2779 Yılında İnsanlığın Sonu mu Gelecek?

Uçsuz bucaksız evrende insanlığı düşündüğümüzde. Koskoca bir okyanustaki bir plankton kadar bile yer kaplamıyoruz aslında. Yani kendimiz, türümüz, yaptıklarımız evet, müthiş işler yaptık yapıyoruz fakat, bunu düşünmek belki biraz üzücü gelebilir ama evreni ele aldığımızda, neredeyse hiçbir anlamı yok desek yeridir. Bir de işin şu tarafı var. Yine kozmik takvime baktığımızda daha dün doğduk gibi bir şey. Neredeyse 14 milyar yıllık takvimde yaklaşık 300 bin yıldır buralardayız. Yani evreni 24 saate sığdırsaydık, biz 1 saniyedir varız.

Bir de şu var ki çok da zamanımız yok. Ortalama insan yaşamından bahsetmiyorum. İnsanlığın, insan türünün de bir mucize olmazsa bir gün yok olacağını, kozmik tarihe gömüleceğini biliyoruz.

Aslında bununla ilgili bir tahmin de var. Bir hesaplama.

Profesör J Richard Gott tamamen istatistik ve matematiksel modellerle 1993 yılında ...  Devamı

En Güçlü Teleskop: James Webb Teleskobu ile İlgili Her Şey!

Bundan tam 1 yıl sonra. 31 Ekim 2021’de insanlık bundan 13 milyar yıl kadar öncesine doğru bir yolculuğa çıkacak. Bir zaman makinesinden bahsetmiyoruz şimdilik. Bahsettiğimiz insanlık tarihinde uzay araştırmalarında görülmüş en pahalı projeden. James Webb Teleskobundan bahsediyoruz.

Bu teleskop sayesinde şu anda hala kullandığımız ve bize evrenle ilgili birçok bilgi vermiş olan ancak artık teknolojisi biraz eskimiş olan Hubble Teleskobu ile karşılaştırıldığında en temel görev olarak Büyük Patlamadan kısa bir süre sonra neler olduğunu görebileceğiz.

Bu arada Hubble Teleskobu biraz eskidi derken şöyle söyleyeyim, Hubble bir büyüteçse James Webb Teleskobu bir nevi dijital mikroskoptur. Öyle bir yenilik bizi bekliyor.

Peki bu devrimsel proje sayesinde ne tür inanılmaz gizemleri çözeceğiz ve evrenle ilgili fikirlerimiz nasıl tamamen değişebilir gelin birlikte bakalım.

Biraz fazla ertelenmiş ...  Devamı

Imposter Sendromu Nedir?

Gecenizi gündüzünüze kattınız. Herkes eğlenirken, keyif yaparken siz çalıştınız. Didindiniz. Kendinizi geliştirmek için her gün yeni şeyler öğrenmeye, daha iyi bir insan olmaya çalıştınız. Sonunda hedefinize ulaştınız. Çok iyi bir işe girdiniz ya da o terfiyi aldınız veya herhangi bir başarı olabilir bu. Sonunda oldu. Herkes sizi tebrik ediyor. Çok mutlu olmanız lazım. Ama. Değilsiniz. Bir sorun var.

Tanıdık geliyor mu bu his?

O başarının arkasında verdiğiniz emeği gözünüz görmüyor. O anda kendinize tek bir soru soruyorsunuz. Neden ben? Diğer insanlar da çok iyiydi. Hatta onlar benden iyiler. Neden onlar değil de ben? Bu işi yapabilir miyim gerçekten? Kesin başarısız olacağım. Ben bu başarıyı hak etmiyorum. Şimdi ne yapacağım?

Eğer bu hisler tanıdık geldiyse siz de Impostor Sendromu’na sahip olabilirsiniz. Sahtekarlık ya da Kimlik Hırsızlığı sendromu olarak da bilinir ...  Devamı

HER ŞEY BİR İLLÜZYON MU? – HOLOGRAFİK EVREN TEORİSİ

Jacob Bekenstein. Amerikalı bir teorik fizikçi. 1972 yılında kara deliklerle ilgili araştırma yapıyor. Ama teorik fizikçi de olsanız bir noktada bir konu canınızı çok sıkabiliyor. O da “test edilemezlik”. Her ne kadar kağıt üzerinde bir olguyu kusursuz görünecek şekilde ifade etseniz bile gerçek dünyada test edemediğiniz, gözlemleyemediğiniz sürece tatmin olmazsınız. Bekenstein da bu histen müzdaripti. Kağıt üzerinde bir sonuca varmıştı. Ne yaparsa yapsın tek bir şey çıkıyordu ortaya.

 ...  Devamı

PSİKOLOJİK SALGIN – KİTLESEL HİSTERİ

Sağlık. Her şeyin başı elbette. Orada sorun yok.

Fakat sağlık dediğimizde hep başımız ağrımasın, misal korona olmayalım, kansere yakalanmayalım diye endişe ediyoruz. Sonuna kadar da haklıyız.

Fakat iş zihin sağlığına geldiğinde. I ıh. Hala psikoloğa gidenlere “hayırdır, contayı mı yaktın?” deme cüretini gösterebiliyoruz.

Bunun üzerine biraz düşünmek lazım aslında. Sağlık dediğimiz, psikolojik sağlıktan da bahsettiğimizde, sonunda biyolojik bir olgu mu sadece? Yoksa ruhsal sağlığa başka bir yerden mi bakmak gerekiyor? O yüzden mi bir türlü çare bulamıyoruz.

Misal biyolojik rahatsızlıklarımızın birçoğunu zihinsel sağlığımıza bağlayabilir miyiz?

Gelin bununla ilgili çok acayip yaşanmış birkaç hikaye anlatayım size.

2006 yılında Mexico City yakınlarında bulunan bir yatılı okulda kalan kız öğrencileri etkileyen çok gizemli bir hastalık baş gösteriyor.

Katolik ...  Devamı