Featured Video Play Icon

Narsisitik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Narsist! Sürekli duyduğumuz ya da kullandığımız bir terim. Çoğunlukla hakaret olarak kullanılır. Biraz kendini beğenmiş, üstten konuşan, fazla bencil birini tanımlarken kullanırız genellikle. Peki bu arkadaşınız, eski sevgiliniz ya da eşiniz ya da ailenizden herhangi biri sadece biraz fazla mı kendini beğenmiş ve tüm dünya onun etrafında dönüyormuş gibi mi davranıyor yoksa ciddi bir zihinsel sorunla mı karşı karşıyasınız?

Bunun için bazı noktaları iyi yakalamamız gerekiyor. Çünkü gerçek bir narsist ki burada Narsisistik Kişilik Bozukluğu rahatsızlığı olan bir kişiden bahsediyoruz narsist darken bahsettiğimiz biraz fazla benmerkezci arkadaşınızdan oldukça farklı belirtiler gösteriyor. Kaldı ki bazılarını dışarıdan anlamak o kadar da kolay değil.

Çünkü işin bir de şu tarafı var. Narsist kişiler ne kadar güçlü görünseler ya da öyle görünmek isteseler de aslında öz benlikleri veya karakterleri oluşmamış ve öz saygıları çok çok düşük olabilmektedir. Hikayeyi duymuşsunuzdur Echo güzeller güzeli bir peridir. Narcissus’u görür ve aşık olur. Ama Narcissus aşkına karşılık vermez ve ondan kaçar. Echo da aşk acısıyla bir mağarada sese dönüşür. Dağlarda yankılanan sese de Echo deriz o nedenle. Ama tanrılar bu duruma çok sinirlenir ve Narcissus’u lanetlerler. Narcissus bir su birikintisinde kendi suretine hayran olur ve bu hayranlığı onun sonu olur. Orada o su birikintisinin başında ölüp vücudu bugün Nergis adını verdiğimiz çiçeğe dönüşür.

Buradaki asıl nokta şu. Söylediğim gibi. Narsistler aslında kendilerine hayran değillerdir. Başkalarının gözünde kendi yansımalarına hayrandır. Narcissus gibi. Çünkü aslında kendilerinden ciddi anlamda nefret edebilirler narsistler. Yansıttıkları öz hayranlık, mükemmeliyetçilik ve kibir karakteri aslında kabul etmedikleri,   nkendilerine dahi itiraf edemedikleri kendinden nefret etme duygularını gizleyen maskelerdir sadece. O nedenle başkalarını çok ciddi şekilde eleştirirler. Bu öz nefreti dışarı yansıtırlar. Gerçeklerle yüzleşmek imkansızdır onlar için. Bunun için duygusal anlamda sürekli doğrulanmak, onaylanmak isterler. Fakat onaylandıkları ya da sevildikleri zaman da buna gerekli değeri vermekte inanılmaz zorlanırlar.

Peki. Nasıl anlarız bu rahatsızlığı olan birini?

Narsisistik Kişilik Bozukluğu olan kişiler yaygın olarak şu belirtileri gösterirler:

Kendini herkesten üstün görme ve sıradan başarılarını ya da yeteneklerini abartma eğilimi gösterirler.

Sınırsız güç, başarı, güzellik ya da aşk arayışındadırlar.

Kendisinin özel ve eşsiz olduğuna inanırlar ve yalnızca yüksek statüdeki diğer özel ve eşsiz kişilerin kendisini anlayabileceğini düşünür ve bu tip gruplara ait olduğuna inanır. Kendince sıradan olan insanlarla ilişkileri ya yoktur ya da hastalıklıdır.

Kendisine hayranlık duyulmasına ihtiyaç duyarlar.

Ayrıcalık ve özel muamele beklerler.

Kendisinden iyi durumda olanları kıskanır ve diğer insanların kendisini kıskandığına inanır.

Tavır ve davranışları genel anlamda ukala olarak algılanır.

Ancak bu davranışlar çoğunlukla kolay algılanabilir. Yani bu tür bir insanı gözünüzden kaçırmaz ve anında tespit edebilirsiniz. Çünkü bu tip narsistlere “Dışadönük ya da Gösterimci Narsistler” denir. Fakat bir de “Gizli Narsistler” vardır. Bu tipleri tespit etmek oldukça zor olabilir.

Gizli Narsistler tam tersi oldukça içedönüktürler ve çoğunlukla depresyon belirtileri de gösterirler. Çünkü içlerindeki boşluk hissinin farkındadırlar ve şu anda oldukları kişiden mutsuzlardır ve tüm yatırım ve zamanlarını olmak istedikleri kişiye ayırırlar. O kişi olamadıkça ciddi bir depresyon döngüsünde kaybolurlar.

Bu iki tip narsistin dışında bir de “Kötücül Narsistler” dediğimiz bir tür mevcut. Bu tipteki narsistler antisosyal kişilik özellikleri gösterebilir ve hayal ettikleri imajlarının tehdit altında olduğunu hissettiklerinde ya da herhangi bir eleştiri aldıklarında veya istedikleri şeyi elde edemediklerinde ciddi anlamda saldırganlaşabilir ve intikam için her şeyi yapabilirler.

Tüm bu söylediklerim elbette ciddi kötü bir insan imajı çıkarıyor karşımıza. O yüzden bu insanlarla empati kurmak çok ama çok zor gerçekten. Fakat bir şeyi aklımızdan çıkarmamamız lazım. Bu insanlar böyle olmayı istemediler. Yani kim zaten bilinçli bir şekilde bu tür bir insana dönüşür ki?

O nedenle biraz derine inmemiz lazım. Bu insanların geçmişine, hayat hikayelerine bakmamız. Genellikle, çok büyük çoğunlukla karşımıza başarısız anne babalar çıkacaktır. İlgisiz, hatalı veya kimi zaman kötü bir yetiştirme tarzı görürüz. Kimi araştırmalar bu kişilik bozukluğunu aşırı tolerans gösteren ve çocuğunu gereğinden fazla yücelten anne babalara bağlarken bazı araştırmalar da diğer uçta aşırı sert ve eleştirel bir yetiştirme tarzına bağlıyor. Ancak çok önemli bir araştırma bize çok çarpıcı bir sonuç sunuyor. Narsisistik Kişilik Bozukluğu tanısı bulunan insanların %64’ünde genetik faktörlerin rol oynadığı sonucuna varılmış.

Diğer taraftan Psikoanalist Heinz Kohut ise narsist hastalarında bazı yaygın belirtiler gözlemlemiş.

Bunlar başta da bahsettiğimiz gibi yabancılaşma, boşluk ve güçsüzlük hissi ve büyük bir anlamsızlık duygusu.

Yani narsist maskelerinin altında aslında dengeli bir kimliği destekleyecek pozitif bir benlik algısını oluşturacak bir iç yapı bulunmuyor. Narsistler kendileri ve başkaları arasındaki sınırın farkında değiller ve kendini yüceltme ve aşağılık hissi arasında kararsızlardır. Utanç etkisinin altındaki benliklerini aslında üstün davranan ve gösterişli benlikleri ve aşağılık duygusunun ağır bastığı, değersiz gördükleri benlikleri oluşturur. Değersiz gördükleri benlikleri su yüzüne çıktığında başkalarını idealize ederek utanç duygusunun etkisine girerler. Bu utanç duygusunu bastırmak amacıyla gösterişli kimlikleri su yüzüne çıktığında ise yansıtma yaparak başkalarını değersiz görür ve tabiri caizse bu sayede bu değersiz kimliklerini bir kozaya sararak koruma altına alırlar. Yani bu iki duygu da, utanç ve üstünlük duyguları aslında utanç ve bununla ilgili depresyonun şiddeti ile birlikte ele alınmalıdır. Ne kadar utanç duyuyorlar ve kendilerinden ne kadar memnun değillerse o kadar üstünlük vurgusu yapabiliyorlar.

Birçok insan bu iki konum arasında gidip gelirken gösterimci ve gizli narsistler bir nevi bu üstün ve değersiz konumlarında dengeli bir yol izlerler. Yani utanç duygusunu bastırmak amacıyla kibir ve aşağılama, kıskançlık, içe kapanma, inkar ve duyguları bilinçsiz bir şekilde bastırma, agresiflik ve öfke, kendi hataları veya yaptıkları nedeniyle başkalarını suçlayarak yansıtma, özellikle gizli narsistlerin gösterdiği kendine acıma, bağımlılık davranışları gösterme gibi silahlar kullanırlar. Yine duydukları utancı bastırmak için bahsettiğimiz gibi özel ve başarılı insanlarla özdeşleştirerek özel hissetmek isterler.

Peki tüm bunların ışığında. Hayatınızda, ailenizde, çevrenizde bir narsist varsa ilişkilerinizi nasıl ele almalısınız? Nasıl davranmalısınız?

Şimdi şuna dikkat etmek lazım. Narsist kişiliklerin evde, yalnızken gösterdikleri kişilikleri ile başkalarına, dışarıya gösterdikleri kişilikleri tamamen zıt olabilir. Dışarıdan çok iyi göründüğü ilişkisinde eşi veya sevgilisine yalnız kaldıklarında ciddi anlamda kötü davranabilirler. Başlarda sorunsuz ilerleyen bir ilişkide ilerleyen zamanlarda yaptığı tüm davranışlar için takdir edilmek isterler.  Bunu da aşağılık ve utanç konusunda oldukça hassas oldukları için sürekli talepkar ve eleştirel davranarak hakettiğini düşündüğü özel ilgiyi almak isterler. Yani aslında bir narsistle bir ilişkiniz varsa o ilişki onun etrafında şekillenmelidir. Çünkü partnerlerini kendilerinin bir uzantısı gibi görme eğilimindedirler.

Bunun yanında narsistlerin birçoğu mükemmeliyetçidir. Başkalarının yaptığı hiçbir şey doğru yapılmamıştır ve haliyle takdir etmezler. Hayatındaki insan onun hayranlık duyulma, hizmet, sevgi veya para gibi tüm ihtiyaçlarını sorgusuz sualsiz yerine getirmelidir. “Hayır” cevabını asla kabul etmezler ve ihtiyaçlarının kendileri bahsetmeden anlaşılmasını ve karşılanmasını isterler. Bunun için manipülasyona sık sık başvururlar ve reddedildiklerinde karşısındaki insanı suçlu hissettirirler.

Bu açıdan baktığımızda narsist kişilik bozukluğu olan bir insanı memnun etmek imkansızdır. Ne yaparsanız yapın çabalarınızda bir eksiklik bulacaklardır ve takdir veya iltifat ettiklerinde de bunu yarım ağızla yaptıklarını görürsünüz. Sürekli bir yetersizlik hissine kapılırsınız. Daha fazlasını yapabilirdiniz. Bunun nedeni de aslında çok açıktır. Kendilerinin ailelerinde yaşadıklarını fark etmeden size de yaşatırlar. Dengesiz, aşırıya kaçan veya hiç takdir edilmedikleri aile ortamını devam ettirirler. Gerçek ilgiden yoksunluk ya da tam tersi sınır koyulmayan bir yetiştirilme sonrasında narsistler sürekli doğrulanmak ve takdir edilmek için başkalarına ihtiyaç duyarlar.

O nedenle narsistlerin hayatlarındaki kişiler sürekli bir şüphe içindedirler. Davranışlarının samimi mi yoksa manipülasyon mu olduğunu anlamakta zorlanırlar. Çok önemsiz gibi görünen sorunlarla ilgili tahmin edilemez biçimde sergiledikleri saldırganlık, suçlama ve iftiralar nedeniyle diken üstünde yaşamak zorunda kalırlar. Narsist partnerlerini memnun edememekten korktukları için kendi ihtiyaçlarından da vazgeçme eğilimi gösterirler. Bu nedenle kendilerinden çok onların ne düşündüğünü veya yapacağını düşünerek hayatlarını sürdürmek zorunda kalabilirler. Zira bir narsistle yaşıyorsanız ister istemez onların soğuk dünyasında yaşamaya ve duygusal olarak terkedilmiş hissine alışmak zorundasınızdır. Çok geçmeden kendinizden şüphe etmeye başlar ve özgüveninizin ve kendi değerinizin anlamsızlaştığına şahit olursunuz. Bu konuda memnuniyetsizliğinizi dile getirdiğinizde ise narsist partneriniz bunu çarpıtacak ve sizin bunu söylediğiniz için kötü hissetmenize neden olacaktır. Bu insanlar neden ilişkilerine devam ediyorlar peki diye merak ediyorsanız narsistler bir ayrılık tehdidi sezdiği zaman onlar için çok değerli bu ilişkiyi kaybetmemek için tüm kozlarını oynamakta ve bir şekilde sizi ikna edebilmektedir.

Ama günün sonunda bir narsist duygusal olarak bağlanmaktan çekinir. Çünkü bu alternatiflerini kısıtlar ve zayıf yönlerinin ortaya çıkması riskini barındırır. Hiç memnun olmadıkları iç dünyalarını, asıl benliklerini açığa çıkarmak zorunda kalabilirler zira.

Fakat başta da bahsettiğim gibi. Bu insanlar böyle olmayı seçmediler ve hayat onlar için çok ama gerçekten çok zor. O nedenle öncelikle yukarıdaki belirtileri kendinizde gözlemliyorsanız bir şeylerle yüzleşmenin vakti geldiğini anlamanız çok önemli. Bunu yalnız başınıza yapmanız ise imkansız. Onun için vakit kaybetmeden uzman yardımı almaya başlamanız ve hayatınızı çok daha kolaylaştıracak çözümleri hemen uygulamanız gerekiyor. Eğer hayatınızda bu belirtileri gösteren biri varsa öncelikle kendinizden şüphe etmeyi bırakmanız ve bu sorunlarla yaşamak zorunda olmadığınızı, bunun ciddi bir zihinsel bozukluk olduğunu anlamanız ve bu kişinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmeniz gerekiyor. Gerekirse öncelikle kendiniz güçlü olmak ve özgüveninizi geri kazanmak için bir uzman yardımı almanız ve kendisinin yönlendirmesi ile eşiniz, anneniz, babanız ya da arkadaşınıza yardım etmeniz gerekiyor.

Şunu da unutmamak gerekiyor. Ortada bir suç da yok ancak suçluluk duygusunun da ağır bastığı durumlarda genellikle birçok sorunun kaynağı çok çok derinlerde yatabiliyor. Gerek aileden, gerek çocukluktan, gerek yaşanılan çevreden kaynaklanan travmalar bizi hiç olmadığımız biri haline getirebiliyor. O nedenle kendimizi ya da çevremizi suçlamaktan öte bu sorunlarla, bu soruna neden olan kişiler ya da olaylarla yüzleşmekten geçiyor her şey.   Sorunun kaynağı ile yüzleştiğinizde, gerçekler ne kadar can sıkıcı olsa bile bunları kabul ettiğimizde çözüme bir adım daha yaklaşıyoruz.

Çünkü her şeyinin ötesinde asıl önemli olan başkalarının gözünde iyi bir yaşam değil en derinlerde kendi içimizde iyi hissettiğimiz mutlu olduğumuz bir yaşamdır.

Bitirmeden bebarbilim’in değerli destekçilerine teşekkürü bir borç bilirim. Siz de Katıl butonu ve Patreon üzerinden destek olabilir ve kanalımızı çok daha iyi yerlere taşıyabilirsiniz.

Ve her zaman olduğu gibi.

Tekrar görüşene dek.

İyi ki varsınız.

Sevgiler…

Kaynaklar:

Is There a Cure for Narcissism? – PsychAlive

https://www.psychologytoday.com/za/basics/narcissism

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir