Featured Video Play Icon

Psikolojik Manipülasyon: Gaslighting Nedir?

“Hiç öyle bir şey söylemedim”.

“Bence biraz abartıyorsun.”

“Biraz aşırı hassas davranıyorsun gibi geliyor bana…”

Bu veya benzeri suçlamaları ya da inkarları sık sık duyuyor musunuz?

Hayatınızda sürekli bunları size söyleyen ve sizi kendinizden şüphe duymaya iten birileri mi var?

O halde siz de “gaslighting” adı verilen bir psikolojik manipülasyon, baskı hatta psikolojik şiddetin mağdurlarından olabilirsiniz.

“Gaslighting” ilginç bir kelime ve psikolojik manipülasyon olarak tanımlayabiliriz fakat kökenine bakarsak 1944 yılında yayınlanan Gaslight isimli bir filmden alır ismini. Spoiler vermeden hikayede özetle bir adam karısını aklını kaybettiğine inandırıyor. İzleyebilirsiniz tam olarak anlayabilmek için.

Ancak bu etkiye neredeyse hepimiz maruz kaldık veya kalıyoruz ve kimse güvende değil desek yeridir.

Bunu her türlü şiddete meyilli olanlar, diktatörler, narsistler ya da bazı tarikat liderleri ustalıkla kullanırlar ve çok büyük çoğunlukla buna maruz kalanlar farkında bile değillerdir.

Peki.

Gelin “gaslighting” nedir ve bunun kurbanı olup olmadığınızı nasıl anlarsınız konuşalım.

 Psikologlar “gaslighting” terimini bir kişinin başka bir kişi veya grubun gerçekliğini, hatıralarını veya genel olarak algısını sorgulamak üzere kullandığı tüm taktikler için kullanırlar.

Ve bu gerçekten de ciddi bir sorundur. Gerçekliğinizi sorgulamaya başlamak yaşayabileçeğiniz en büyük sorunlardan biridir.

Aslında her zaman büyük manipülasyonlar şeklinde kendini de göstermez. Çoğunlukla küçük başlar bu baskılar. Fakat bu ufak baskılar zamanla kartopu etkisi ile dev bir baskıya dönüşebilir ve sonunda sağlıklı bir zihinle mantıklı karar vermekten yoksun olduğunuz bir döngüde bulursunuz kendinizi.

Ve gaslighting sevgili, eş ya da ebeveyn çocuk arasındaki ilişkilerde gözlemlenebileceği gibi patronunuzla veya iş arkadaşlarınızla ilişkilerinizde ve hatta başta da söylediğimiz gibi toplumsal düzeyde bile gerçekleşebilir.

Ancak tüm durumlarda bazı “işaretlere” dikkat etmek ve bunların farkında olmak gerekiyor.

Öncelikle. Bu etkide çoğunlukla otorite daha doğrusu güç dinamiği söz konusudur. Manipülasyona maruz kalan kişi genellikle karşısındakini bir güç figürü olarak görür ve ya bu ilişkinin dinamiklerine çok aşina olduğu için değiştirmekten korkar ya da tam olarak o kişiyi kaybetmekten korktuğu için kendisine çok da önemli gibi görünmeyen küçük psikolojik oyunlara boyun eğer.

Özellikle karşınızdaki kişi sevdiğiniz bir kişiyse bu kişinin inanmak istersiniz ve sizin bu “inancınız” karşınızdaki kişi için güçlü bir silaha dönüşebilir ve özellikle yine güç dengesi eşit değilse çatışma yaşamamak üzere kendi algınızda değişikliğe gitmek sizin için çok sorun olmayabilir. Buna katlanabilirsiniz ya da öyle diyelim.

 Bu arada yanlış anlaşılmasın. Sizi manipüle eden kişinin illa ki kötü bir niyeti olması gerekmiyor. Ya da belki de bunun farkında bile değil. Yetiştirilme tarzı çok belirleyici olabiliyor burada. Özellikle her şeyin “siyah beyaz” olduğu bir aile ortamında büyürseniz dış dünyaya çıktığınızda farklı düşüncelere sahip birilerini gördüğünüzde kesinlikle onlarda bir sorun olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz.

Fakat daha derinine inmeden önce isterseniz genel bir büyük yanlış anlaşılmayı giderelim. Gaslighting ve yalan söylemek aynı şey değil. Genellikle karıştırılır bu. Bu nedenle önce isterseniz kısaca “yalanlardan” ve insanların neden yalan söylediğinden kısaca bahsedelim.

House M.D. izlediyseniz Gregory House neredeyse her bölüm ne diyordu?

Evet.

“Herkes yalan söyler”.

En büyük nedeni de korkudur. Sorun yaşama, başının belaya girmesi korkusu.

Bu yalanların büyük çoğunluğu da küçük yalanlardır. Arkadaşlarınızla takılırken ailenize ders çalıştığınızı söylemek gibi. Öğretmene elektrikler kesildi demek gibi.

Fakat bazı yalanlar bu kadar basit değildir. Bir soruşturmada yalan söylediğinizde hapse bile girebilirsiniz mesela. Ya da suçlu sizseniz. Polisler yalan söyleyeceğinize kesin gözü ile baktıkları için farklı teknikler denerler. Yalan makineleri gibi.

Ya da beyaz yalan dediğimiz yalanlar da vardır. Başkalarını korumak ya da duygularını incitmemek için söylediklerimiz. Size alınan bir hediyeyi hiç beğenmezsiniz ama “harika, çok beğendim” dersiniz ya. Öyle bir şey işte. Fakat burada da dikkatli olmak lazım. O hediyeyi atar ya da satarsanız ve bunu hediye eden kişi bunu öğrenirse başınız daha büyük bir belaya girer. Hem hediyesini beğenmediğiniz üstüne bir de yalan söylediğiniz için.

O yüzden beyaz da olsa yalandan uzak durmakta fayda var.

Neyse.

Bir de patolojik yalancılar vardır. Dikkat çekmek için yalan söyleyenler. Ünlü birinin yeğeni olduğunu, asla yapmadıkları müthiş tehlikeli aktiviteleri kendileri yapmış gibi anlatanlar. Hatta bir noktada o kadar abartırlar ki kendi yalanlarına inanmaya ve aslında bir yanılsama içinde yaşamaya başlarlar.

  Aslında düşününce daha bir sürü yalan türü var ve sanki yalanlarla ilgili ayrı bir video yapmak gerekiyor gibi geldi bana.

O yüzden odağımız kaybetmeyelim ve en tehlikeli ve organize türünden, gaslightingten bahsedelim.

Başta da söylediğim gibi. Bu durumda yalan söyleyen kişi güç kazanmak ya da konumunu korumak amacıyla bir kişinin gerçeklik algısını bilinçli bir şekilde yıkmaya çalışır.

Özellikle klinik psikolojide en çok karşılaşılan örneği yüksek oranda istismarcı eşlerdir. Ve karşılaşılan vakaların çoğunda da erkekler bu konumda oluyor.

Ve tüm vakalarda neredeyse sürekli tekrar eden bazı taktikler var. İsterseniz gelin bu taktikleri bir inceleyelim.

Öncelikle elbette reddetme. Yani bir suçlama ile karşılaştığında doğrudan reddetme yoluna giderler. Eşine vurması durumunda mesela “Ne alakası var? Elimi bile sürmedim sana!” derler. Bunu o kadar inanarak ve ısrarla söylerler ki mağdur bir noktada “gerçekten vurdu mu acaba” demeye başlar.

Ardından küçümseme gelir.

Bu durumda yaptığını kabul eder ancak hiç de anlatıldığı ya da abartıldığı kadar olmadığını söylerler. Yani vurmak değildi benimki. Birazcık ittim o kadar. Yani zaten vursaydım hastanede olurdun. Abartma. Derler.

Diğer bir taktik de alternatif açıklamadır.

Yani evet öyle bir şey oldu. Ama bu dünyanın sonu değil. Bak başkaları eşlerine böyle böyle davranıyor. Ben genelde böyle bir insan değilim biliyorsun. Gibi. Hedef saptırma diyebiliriz.

Tabi ardından suçlama gelir.

Evet. Seni aldattım fakat sen de benimle hiç ilgilenmiyordun. Çok çalışıyordun.

 Ya da tam bir reddedişten de bahsedebiliriz. Yani karşınızdaki böyle bir şeyin yaşandığına dair herhangi bir şey hatırlamadığını iddia edebilir.

Bunların dışında elbette başka taktikler de mevcut ama isterseniz kendimizi bir sorgulayalım. Siz bu konuda bir kurban olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Bunun işaretleri tam olarak nedir?

Mesela.

Sürekli kendinizle ilgili şüpheye düşüyor ve karar vermekte güçlük çekiyorsanız.

Sürekli “çok hassas, alıngan olduğunuzu” ya da hiçbir işte yeterli veya yeterince yetenekli olmadığınıza inanıyorsanız.

İlişkinizde sürekli bir kafa karışıklığı yaşıyorsanız “bu insanın doğru insan olduğunu düşünüyordum fakat ne zaman birlikte olsak kontrolümü kaybediyorum” diyorsanız.

Karşınızdaki kişiye herhangi bir konuda bir şikayette bulunduğunuzda kendinizi hiç de tahmin etmediğiniz büyük bir tartışma içinde buluyorsanız veya sürekli aynı şeyi söylediğinizi ancak karşınızdakinin sizi hiç duymadığını hissediyorsanız.

Düşünceleriniz veya duygularınız konusunda hiç emin olamıyorsanız.

Sürekli özür dileyen tarafsanız.

Hayatınızdaki kişinin davranışları konusunda sürekli bahaneler, sebepler veya mazeretler aramaya, bir nedeni olduğuna inanmaya çalışıyorsanız.

Ya da hayatınızda neden sürekli mutsuz olduğunuzu anlamıyor, bir şeylerin yanlış olduğunu ancak bunun ne olduğunu bilmediğiniz hissinden kurtulamıyorsanız.

Siz de gaslighting kurbanlarından olabilirsiniz.

Peki bu durumda ne yapmanız ve nasıl davranmanız gerekir?

Öncelikle.

İlk olarak sorunu tespit etmeniz gerekir. Bir sorunun adını koyduğunuzda sorunun üzerine gitmeniz ve çözüm bulmanız kolaylaşacaktır. Ufak da olsa bir şekilde manipüle edildiğinizi hissettiğinizde yaşadıklarınızı bir yere yazmak daha sonra kendinizden şüphelendiğinizde bu notlara dönerek kendinizi doğrulamanızda yardımcı olabilir mesela.

İkincisi hislerinize güvenmek. Bir şeyi hissediyorsanız bundan kaçmanın anlamı yoktur. Duygularınız size yalan söylemez. Kaldı ki o duygu oradadır. Bakmasanız da. Çünkü o duyguyu yok saydığınızda kurban konumuna düşüyorsunuz. Ne hissediyorsanız hissediyorsunuz. Bunu kabul ederek gerekli eylemleri almaya hazırlanmalısınız.

Üçüncüsü. Vazgeçmeye hazır olun.

Bu manipülasyondan kurtulmanın önündeki en büyük engel karşınızdaki kişinin sevdiğiniz, değer verdiğiniz birisi olmasıdır. Harika zamanlar geçirdiğiniz bir ilişkiniz de olabilir ancak genel anlamda kendi gerçekliğinizi sorgulamaya yol açan bir ilişki hastalıklıdır.  Kendinizi, kendinize güveninizi ve gerçekliğinizi yeniden kazanmak için bazen bu kişiden vazgeçmeniz de gerekebilir. Aksi halde o kişinin bir uzantısı olarak, onun gölgesinde yaşamak durumundasınız.

Dördüncüsü ufak kararlar alın. Topyekün bir güç savaşına girmektense adım adım ilerlemelisiniz. Manipülasyondan kurtulmak için her olayı ayrı değerlendirmek gerekir.

Ancak en önemlisi güvendiğiniz birilerine ya da bir uzmana danışın. Fikir alın. Kimi zaman kendi kendimize değerlendirme yapamayabiliyoruz. Doğru ile yanlış çok birbirine girmiş olabiliyor. Duygularınızı başkaları ile paylaşmak daha açık bir bakış açısına sahip olmanızı sağlayabilir.

Yanlış anlaşılmasın. İlişkilerde yaşanan çatışmalar, anlaşmazlıklar her zaman bir manipülasyon anlamına gelmez. Bazı tartışmalar ve sağlıklı çatışmaların ve konuşarak anlaşmanın sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Burada bahsettiğimiz bir tarafın sürekli algısı ile oynanması. Sürekli yanlış düşündüğü, yanlış hissettiği vurgulanması ve gerçekliğinin dengesinin bozulması.

O nedenle buna karar verecek olan da sizsiniz. Duygularınıza, hislerinize odaklanın ve gerektiğinde istismara varabilen bu psikolojik manipülasyona karşı harekete geçmekten korkmayın.

Başkalarının sizin gerçekliğinizi inşa etmesine izin vermeyin.

Kendi gerçekliğinizin mimarı yalnızca sizsiniz ve siz olmalısınız.

Ve her zaman olduğu gibi.

Tekrar görüşene dek.

İyi ki varsınız.

Sevgiler..

Kaynaklar:

What is gaslighting? And how do you know if it’s happening to you?

Gaslighting in relationships: How to spot it and shut it down – Vox

GASLIGHTING: Explained | Gaslighting Abuse

11 Warning Signs of Gaslighting | Psychology Today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir