Featured Video Play Icon

İnsan Ne İçin Yaşar? – Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Hayattaki amacımız ne?

Neden yaşıyoruz?

Neden sabahları kalkıyor, okula veya işe gidiyor, günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı harcıyoruz?

Ne için uğraşıyoruz?

Bayağı sıkıntılı sorular değil mi? Özellikle gençliğinde insanın kendine sık sık sorduğu sorular bunlar.

Yaş aldıkça sorular kısık sesle sorulmaya başlanır. Yaşam koşuşturmacası içinde, iş, aile, çocuk derken insanın artık duymaktan bile korktuğu sorular haline gelir.

Ama bana kalırsa her gün sormamız gereken sorular bunlar. Her an aklımızda tutmamız gereken en önemli soru.

Neden?

Herkes gibi bu soruları soran ama bununla da kalmayıp kendince cevaplar arayıp bu cevapları teori haline getirmiş biri var neyse ki.

Abraham Maslow!

Hepimiz için hayatımızı sorgulamamızı sağlayacak basit bir üçgenle bir öz değerlendirme rehberi ortaya çıkarmış bir psikolog.

Bu üçgenin de herkesçe bilinen adı “Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi”.

İlk kez 1943’te yayımlanan bu teori o günden bu güne birçok değişikliğe uğramış ama ilk haliyle sunulduğu 5 aşamalı ihtiyaçlar hiyerarşisi değişmemiştir.

O nedenle biz bu beş aşamaya tek tek bakalım ve bizim için ne ifade ediyor onu konuşalım.

Bu sırada da siz de bu hiyerarşide nerede olduğunuzu sorgulayabilirsiniz ve sonrasında neler yapabiliriz bir bakalım.

Maslow temelde şunu öğrenmek istiyordu. Bir insanın pes etmemesini sağlayan şey nedir? Devam edecek motivasyonu veren şey?

Buradan yola çıkarak insanların ihtiyaçlarına odaklanmış ve bu ihtiyaçları bir ihtiyaçlar piramidinde toplamıştır.

Bu ihtiyaçları temel olarak az önce de bahsettiğim gibi 5 başlık altında toplamış ve yeme ve içme gibi somut kavramlardan kendini gerçekleştirme gibi soyut kavramlara uzanan bir şema çıkarmıştır. Ve Maslow’a göre bu hiyerarşide en alttan üste doğru ilerleyen bir sıra söz konusudur. Yani hayatta bu hiyerarşideki bir ihtiyacımızı karşıladığımızda gözümüzü bir sonraki kademeye dikiyoruz.

   Peki. Nedir bu kademeler. Hangi ihtiyaçları kovalıyor insanlık? Önce bir özet geçelim sonra gerçek hayattan örneklerle detaylandıralım isterseniz.

İlk ve en temel ihtiyacı en altta da gördüğünüz ve en geniş yeri kaplayan fizyolojik ihtiyaçlar Maslow’a göre.

Bunlar en ilkel ihtiyaçlarımız. Doğduğumuz an ihtiyaç duyduğumuz şeyler. Çok temel düşünün. Uyku, nefes alma, beslenme dahil. Bu insan bedeninde homeostaz adı verilen özdengenin korunması için gerekli ihtiyaçlardır. Yani mesela buzdolabı boş olan bir insan için piramidin diğer kademelerindeki ihtiyaçların bir önemi kalmaz ya. İşte bu.

Bu ihtiyaçları karşıladığımızda, bedensel ihtiyaçları giderdiğimizde ikinci kademede güvenlik ve korunma ihtiyacı bulunuyor.

Güvenli bir ortam. Yine bebeklikten itibaren başlayan bir ihtiyaç bu. Henüz konuşamayan bir bebek için en önemli şey güvenli ve tahmin edilebilir bir çevredir mesela. Taşınma, yeni insanlar, terkedilme… Bunlar çocukta kalıcı travmalara yol açabilecek çok önemli aşamalardır mesela. Sadece bebeklerden bahsetmiyoruz. İnsanın hayatı boyunca devam eden ve karşılamak için uğraştığı ihtiyaçlar bunlar. Güvenli bir çevrede yaşama, finansal açıdan güvende olma, sağlıklı olma ya da kaza ve hastalıklara karşı güvende olma gibi ihtiyaçlar sürekli devam eden ihtiyaçlar haliyle. İşten kovulduğunuzu ve köşede paranızın olmadığını düşünün. Bu ihtiyaçlarınızın elinden gitmesi anlamına geliyor.

İşiniz gücünüz yerinde, güvenli bir yerde yaşıyorsunuz, sağlığınız da yerinde şükür. Sonraki aşamada bizi sevgi ve ait olma ihtiyacı karşılıyor.

İlişkilerden bahsediyoruz. Bir ilişkinin olması, yani hayatında birinin var olması yeterli değil. Bu ilişkinin pozitif ve sağlıklı bir ilişki olması gerekli. Her anlamda. Aile, arkadaşlar, sevgili, eş, çocuklarla olan ilişkiler. Varoluşu daha anlamlı kılan ilişkiler. Kaç kişi olduğunun da önemi yok. Sağlam ilişkileriniz olduğu sürece, bir gruba ait olduğunuzu hissettiğiniz sürece bu ihtiyacınızı da gidermiş oluyorsunuz. Elbette önce kendimizi sevmemiz gerektiğinden bahsetmiyorum bile. Ancak kendimizi sevdiğimiz ve kendimize şefkat gösterdiğimizde başkalarının sevgisi ve şefkati anlamlı hale geliyor.

Bu konuda da iyi durumdaysak. İyi bir ailemiz, eşimiz, arkadaş çevremiz varsa bir sonraki kademedeki ihtiyaçları karşılama ihtiyacı duyuyor insan.

Saygı ihtiyacı.

Sevgi tek başına yeterli değil. Başka insanlar tarafından sevilmesek dahi saygı görmeyi ister insan. Gördüğünüz üzere en temel ihtiyaçlarımızdan biri bu. Burada da biraz daha geniş düşünmek gerekiyor. Saygı dediğimizde bunun içine öz-saygı, özgüven, başkalarından duyduğumuz saygıdan da bahsediyoruz. Haliyle özgüvenimiz ya da öz saygımız olmadığında aşağılık duygusu baş gösteriyor ve bu da en başından diğerlerinden göreceğiniz saygıyı engelliyor.

Şimdi geldik bir insanın hayatta ihtiyaç duyduğu en son ve bütünsel anlamda hayattan zevk alması, mutluyum diyebilmesi açısından belki de en önemli ihtiyacına. Piramidin en tepesine.

Kendini gerçekleştirme!

Evet. Birçok insan tarafından bir tercih, bir lüks hatta gereksiz olarak görülen kendini gerçekleştirme bir insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Maslow’a göre de bir insanın her anlamda memnun olması için gereken bir ihtiyaçtır. Yine Maslow’a göre tarihteki tüm başarılı insanların da ortak özelliği bunu temel bir ihtiyaç olarak görmeleridir.

Nedir peki kendini gerçekleştirme? Şöyle tanımlayabiliriz en basit haliyle:

“Kişinin potansiyelini ve becerilerini tam olarak fark etmesi, bunları en üst düzeyde geliştirmesi, hayatı tam olarak yaşaması, hayattan zevk almasıdır.”

Fakat burada yanlış anlaşılmasın. Her insan için bu kendini gerçekleştirme ihtiyacı farklıdır.

Biri için bu başkalarına yardımcı olmak olabilir. Başkası içinse yaratıcı alanlarda, müzik, resim gibi alanlarda başarılı olmak olabilir.

Yani aslında şöyle özetleyebiliriz. Kendini gerçekleştiren insan gerçek anlamda inandığı, kendini geliştirmek istediği şeyleri tüm etkilerden bağımsız olarak yapabilen, tüm temel ihtiyaçlarını gerçekleştirmiş ve artık kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılamaya başlamış ve bunu başarabilmiş insandır.

Hatta Maslow herkesin sıradışı zekaya sahip olduğunu düşündüğü Einstein, Shakespeare, Mozart gibi isimlerin aslında sadece kendini tam anlamıyla gerçekleştirebilmiş insanlar olduğunu da iddia etmektedir.

İsterseniz bu noktada sizi Ahmet’le tanıştırayım. Evet. Ahmet. Kendisi bize bu ihtiyaçlar piramidini anlamamızda yardımcı olacak.

Ahmet bir dönem açlık ve soğukla mücadele ediyor. Hayatı çok zor. Ama neyse ki ailesi iş bulabiliyor ve bu sayede ısınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişebiliyor. Piramidin ilk kademesini bir şekilde hallediyor.

Ama Ahmet’in yaşadığı mahallede suç oranları çok yüksek. Sürekli silahlı çatışmalar, sürekli hayatını kaybetme riski ile karşı karşıya. Ama ailesi daha iyi kazandıkları yeni bir iş buluyor ve bu sayede daha güvenilir bir mahalleye, güvenlikli bir siteye taşınıyor. Güvenlik ihtiyacını da karşılıyor Ahmet.

Fakat Ahmet bu sefer biraz yalnız kalıyor. Eski arkadaşlarını çok özlüyor. Ama birkaç ay içinde yeni okuluna ısınıyor. Bir sürü yeni ve çok yakın arkadaşı oluyor. Okulun futbol takımına bile kabul ediliyor.

Artık sosyal olarak sevilen ve kabul edilen bir insan Ahmet.

Fakat futbol takımında ilk önemli maçına çıkarken kendini çok stresli hissediyor. Dalga geçilmesinden, başarısız olmaktan korkuyor. Her şeye rağmen maça çıkıyor ve çok iyi bir oyunla bir sonraki maçlarda da takımın değişmez oyuncusu oluyor ve herkes tarafından saygı görmeye başlıyor.

 Futbolda o kadar iyi oluyor ki ulusal takımlarda oynamaya ve çok önemli başarılar elde ediyor ve çok iyi para kazanıyor. Bu sayede hayattan daha fazla zevk alıyor ve kendini ödüllendirebiliyor. İstediği, ihtiyaç duyduğu her şeyi var. Sahip olduğu güçlü aile bağları ile birlikte fedakarlığın ve iyiliğin de önemini kavrayan Ahmet boş zamanlarında yardım kuruluşları ile çalışıyor, ihtiyacı olan insanlara maddi yardımlarda bulunuyor… O kadar iyi hissediyor ki bunu yaparken, binlerce insana ulaşabiliyor.

Teşekkürler Ahmet…

Bize piramidi daha iyi anlamamıza yardımcı olduğu için. Basit ve belki de birçok insan için ekstrem bir örnek olabilir. O yüzden açıklık getireyim bu noktada. Kendini gerçekleştirmekten kasıt zengin, ünlü ya da yıldız olmak değil. Herkes için bu aşama çok farklıdır. Herkesin hikayesi farklıdır.

O yüzden yanlış anlaşılmalara çok açık bu mevzu. Mesela özellikle sosyal medya ile birlikte modern dünyada sahte bir kendini gerçekleştirme furyası söz konusu. İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını düşünmeden veya bu konuyu ele almadan doğrudan “kendini gerçekleştirme” aşamasına hatta birazdan son olarak bahsedeceğim daha da ötesine atlayamazsınız.

İşte o yüzden bu piramid psikolojide birçok tartışmaya sebep olsa da çok önemli bir rehber olarak görülmelidir.

Diğer taraftan yine bu piramidin çok katı kurallarla sabitlenmediğini de unutmamak gerekiyor. Hayata çok şanssız başlayan insanlar için bu süreç elbette çok farklı işleyecektir. Herkesin karşılaşacağı zorluklar elbette çok çok farklı olacaktır  ama bu piramid özellikle bir insan için en iyi motivasyon kaynaklarından biri olarak gösterilir bu nedenle. Bir insanın ihtiyaç duyduğu pozitif bakış açısını destekleyecek bir neden.

Çok sübjektif olması nedeniyle eleştirilen bu piramidin yansımaları ile ilgili biz de sübjektif yorumlar yapabiliriz o nedenle.

Özellikle bazı toplumlarda insanların bir çoğunun ilk iki aşamayı hayat gayesi olarak gördüğüne şahit olursunuz. Eminim yakın çevrenizde de sayısız örnek vardır. Başını sokacak bir evin, bir işin varsa, sağlığın yerindeyse yeter algısı vardır. Yanlış anlaşılmasın. Olması da gerekiyor zaten. O nedenle en geniş yeri tutan ihtiyaçlar gördüğünüz üzere. Olmazsa olmaz. Ama. Ama hayat bundan ibaret değil.

Hayat daha fazlası. Mutsuz bir ilişkisi olan, mutsuz bir aile ortamı olan insanlara da “en azından işin var, evin var, sağlığın yerinde” demek o yüzden çok anlamsız. Temel ihtiyaçlarından biri yok bu insanın. Bir şey ifade etmiyor bu teselliler. Ya da “saygı görmek istiyorum” diyen bir insana veya “kendimi geliştirmek, şiir yazmak, enstrüman çalmak” istiyorum diyen bir insana “yahu ne işin var, ne uğraşıyorsun” demek… Çok ama çok anlamsız. En basit haliyle “açım, yemek yemek istiyorum” diyen bir insana “ne yemeği şimdi” demek gibi bir şey bu.

Ve hatta iş burada da bitmiyor. Zaman içinde “kendini gerçekleştirme” aşamasından daha ötesi de eklendi bu piramide. “Kendini aşma”.   Potansiyelini gerçekleştirip potansiyelinin de ötesine geçerek, tüm zincirleri, tabuları yıkarak sıradışı işler yapmak. Bununla birlikte bu piramide eklenen başka aşamalar da mevcut ama bunları sizin araştırmanıza bırakalım. Kendi araştırmanızı ve kendi yorumunuzu katarak bizimle paylaşın istiyorum.

Ama tüm konuştuklarımızı da göz önünde bulundurursanız. Zaman “öz değerlendirme” zamanıdır. Hayatın ne kadar kısa olduğunu ister istemez unutuyor insan. Geriye baktığımızda yıllarımızın boşa geçtiğini görüp hayıflanmak yerine bir şeyler yapmak gerekiyorsa şimdi yapmaya başlamak lazım.

O yüzden tekrar bu sefer sana soruyorum…

Ne için yaşıyorsun?

Her zaman olduğu gibi.

Tekrar görüşene dek.

İyi ki varsınız.

Sevgiler…

Kaynaklar:

Maslow’s Hierarchy of Needs | Simply Psychology

Maslow’s Hierarchy of Needs Explained

Maslow’s Pyramid: what is it, what are its levels, how can we apply it?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir