Featured Video Play Icon

Deja Vu – Matrix’te Bir Hata Mı?

Deja Vu. Osmanlıcada Hiss-i kable’l vüku olarak bilinir veya fransızca’dan en yakın çevirisi “önceden yaşadım duygusu”. Yaşayanların şu şekilde tanımladığı bir olay: “Daha önce yaşamış olma ihtimalim olmayan bir olayı sanki birebir yaşamışım gibi hissettim.” Sanki o anda, o ortamda, tam olarak o noktada daha önce bulunmuştum. Derler. Örneğin Kadıköy sokaklarında dolaşıyorsunuz. Bir kitapçıya giriyorsunuz. Etrafınızdaki insanlar, raflardaki kitaplar. Ortamın kokusu. Havadaki nem. Bütün sesler, sokaktan geçen seyyar satıcının sesi. Tüm bunları. Tüm ayrıntıları ile hatırlıyorsunuz. Siz bu anı daha önce yaşamıştınız. Tam da bu şekilde…

Ya da bir arkadaş grubu ile oturuyorsunuz. Bir şeyler tartışıtorsunuz. Hararetle bir konudan bahsederken bir anda ben tüm bunları daha önce tam da bu şekilde anlatmıştım. Hatta cümlemin sonunda karşıdakinin ne tür tepki vereceğini bile hatırlıyorum. Diye düşünüyorsunuz.

Birçok insanın yaşadığı bir tecrübe. Sıklığına dair tam bir oran bulunmasa da yapılan tahminlere göre nüfusun yüzde 60’ı  ila 80’i bu durumu hayatlarında en az bir kez yaşıyor.

Özellikle genç yetişkinlerde bu oran daha da yükselirken uzmanlar bu garip olayı deneyimleyen insanların bir nevi “matrix hatası” olarak tanımladığı deja vu’nun kesin bir nedenini bulabilmiş değiller. Kimine göre bir simülasyonda yaşadığımızın bir kanıtı da olabilir.

Fakat yine de deja vu’nun altında yatan olası nedenlerle ilgili bazı teoriler mevcut.

Öncelikle deja vu’yu doğrudan çalışmak uzmanlar için çok zor. Çünkü herhangi bir uyarı vermeden bir anda ortaya çıkıyor ve çoğunlukla yaşayan insanların da bir rolü olabileceği düşünülen bir sağlık sorunu da bulunmuyor.

Dahası, dejavu deneyimi bir anlık deneyimdir. Çok kısa sürede olup biten bir şey. Hatta o kadar hızlı olup bitiyor ki bu olgudan habersiz biri “deja vu” yaşadığının farkında bile olmayabilir. Daha önce duyduysanız “az önce deja vu yaşadım” dersiniz o nedenle. O anda bahsettiğimiz gibi sanki “matrixte bir hata” olduğunu düşünüp biraz garip hissedersiniz fakat bu his de kalıcı değildir. Yani kısa süre sonra bu histen de kurtulursunuz.

Teorilere baktığımızda ise birçok teorinin birleştiği yer ise bir şekilde hafızaya çıkıyor. Bu teorilerin en çok kabul görenleri ise şu şekilde.

Birincisi “algı bölünmesi” olarak çevirebileceğimiz “split perception” teorisi.

Bu teoriye göre bir şeyi gerçekten iki kez görmüş ya da yaşamış olabilirsiniz. Bu durumda deja vu yaşadığınıza inanabilirsiniz.

Bu da şu şekilde gerçekleşir. Bir şeyi ilk kez gördüğünüzde ya da yaşadığınızda bunu fark etmemiş, yeterince dikkat etmemiş olabilirsiniz fakat beyniniz bu anıyı siz farkında olmadan saklamış olabilir.

Çünkü beynimiz çok karmaşık ve hızlı çalışan bir bilgisayardır en nihayetinde ve bir saniyeden kısa sürebilen bir bakıştan veya bir deneyimden bile boşlukları doldurarak anı oluşturabilir. Yani fark ettiğinizden çok daha fazla bilgiyi oluşturmuş olabilir.

Yani kısacası aslında o olayı daha önce yaşamıştınız fakat ilk seferinde yeterince dikkat kesilmediğiniz ya da o anda başka bir şeyle meşgul olduğunuz için beyniniz siz farkında olmadan bu deneyiminizi hatırladığı için deja vu yaşamış olabilirsiniz.

Fakat “bu mümkün değil, bunu daha önce yaşamış olma ihtimalim yok” diyorsanız karşımıza başka bir teori çıkıyor.

“Beyindeki kısa devreler” ya da küçük kusurlar da diyebileceğimiz bir teori.

Burada işte matrixte olmasa bile elektrik sinyalleri ile çalışan beynimizdeki devrelerde yaşanan ufak da olsa bir arıza size bu hissiyatı yaşatabilir.

Epilepsi ataklarındakine benzer bir kusurdan bahsediyoruz burada.

Deja vu açısından bakarsak o anda beynininizin o anı takip eden mekanizması ile anıları getiren bölümü aynı anda çalışıyor olabilir. Yani o anda olan olayı sanki bir anıymış, daha önce yaşanmış gibi işliyor olabilir.

Bu beyinde bir nevi bozukluk gibi görünse de sürekli ve düzenli bir şekilde yaşanmadığı sürece endişe edilecek bir durum yoktur.  

Yine beyindeki süreçlerle ilgili başka bir teoriye göre beyniniz yeni bir bilgiyi işlerken normalde bilgiyi önce kısa süreli hafızaya ve ardından yeterli pekiştirme sonrasında uzun süreli hafızaya kaydeder. Fakat kimi zaman kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya bir tür kısayol açılarak doğrudan uzun süreli hafızaya ulaşıyor olabilir. Bu durumda olayı henüz yeni yaşamanıza rağmen çok uzun süre önce yaşamış hissine kapılıyor olabilirsiniz.

Ya da yine bu kapsamda beyninizde bir tür “gecikmiş bilgi işleme” gerçekleşiyor olabilir. Görme veya dokunma gibi duyularınızla aldığınız bilgiler beyninize iki farklı yoldan iletilir. Bu yollardan biri beyninize bilginin çok çok az da olsa daha yavaş iletilmesine neden olursa aynı olay sanki farklı zamanlarda ulaştığı için farklı zamanlarda yaşamış hissine neden olabilir.

Ama yine de en mantıklı teorilerden birisi de başta da değindiğimiz gibi siz o anı tam olarak o şekilde olmasa da çok benzer bir şekilde yaşadığınıza işaret ediyor. Colorado Üniversitesinde deja vu araştırmaları yapmış olan professör Anne Cleary bu teoriyi destekleyen bir çalışma da yapmış.

Çalışması sırasında deja vu’nun daha önce yaşadğınız bir anı andıran fakat hatırlamadığınız bir olaya karşı oluşan bir tepki olduğu sonucuna varmış. Bu anı belki de çok önceden, çocukluğunuzda yaşamış ve hatırlamıyor olabilirsiniz.

Yani siz bu anıya erişemiyor olsanız bile beyniniz bu duruma çok benzer bir anı yaşadığınızı biliyor.

Bu gizli anılar da bu tanıdıklık hissini aslında açıklıyor.

Hatta çalışmasında deja vu ile birlikte ortaya çıkan önsezi ya da malum olma hissini de çalışıyor Cleary. Yani sanki bir sonraki anda ne olacağını biliyormuşsunuz hissini. Ve aslında kimsenin aslında ne olacağını tahmin edemediği görülüyor.

Yani aslında dejavu daha çok bulunduğunuz yer ile ilgili olabilir. Çok büyük ihtimalle o anda bulunduğunuz ortama çok benzer bir ortamda bulunmuş olabilirsiniz.

Tabi elbette tüm bu deneyimleri çok daha “mistik” bir şekilde açıklamaya çalışanlar da mevcut. Mistisizm çerçevesinde bunun “önceki yaşamında” yaşadığı bir anı tekrar hatırladığını iddia edenler de var. Ya da “rüyasında bu anı yaşadığını gördüğünü” söyleyenler.  Elbette bunlar ispata muhtaç iddialar ve maalesef söz konusu kişinin “önceki yaşamındaki benliği” ile konuşmadan bir şey söyleyemeyeceğimiz olgular. Bunun için özellikle fizik yasalarını, uzay zamanı ve birçok yasayı bayağı bir bükmemiz gerekecek. Ama kimbilir. Belki de…

Son olarak sağlık açısından ele almak gerekirse deja vu çok nadir de olsa epilepsi ataklarından hemen önce ya da o sırada da gerçekleşebilir. 

Özellikle Parsiyel epilepsi olarak da bilinen fokal epilepside beynin çeşitli bölgelerinde görülen anormal elektriksel aktiviteler eş zamanlı olarak görülmemektedir. Belli bir bölgede başlayan anormallikler bazı durumlarda bu bölge ile sınırlı kalırken bazı durumlarda ise beynin tümüne yayılabilmektedir. Bilincin açık olduğu basit fokal nöbetler frontal lob, temporal lob ya da parietal lobda meydana gelen anormalliklerden kaynaklanabilmektedir. Bu farklı bölgeler, kişilerin nöbet sırasında farklı belirtiler göstermesine neden olmaktadır. Frontal lob hareket bozuklukları ile, temporal lob ani panik ve deja-vu hissi ile, parietal lob ise uyuşukluk ve görmede yaşanan sıkıntılarla ilişkilendirilmektedir.

Yani deja vu bu belirtiler ile birlilkte seyrediyorsa bu durumda zaten önemli olabilecek bir sağlık sorunu söz konusu olabilir ve kesinlikle yardım almak gereklidir.

Ayrıca demans da sık sık deja vu hissine neden olabilen rahatsızlıklardandır.

Özetle ruhsal aydınlanma ile ilgili olmadığı ve beyindeki bazı önemli ya da önemsiz anomalilerin sonucu olduğu düşünülüyor. Ve çok büyük ihtimalle gerçekten benzer bir durumu daha önce yaşadınız ve deja vu hissini yaşıyorsunuz gibi görünüyor.

Fakat özellikle bu tip konularda açık kapı bırakmayı hep severiz değil mi. Yoksa heyecan verici olmaz. Belki de önceki hayatımızda yaşadığımız bir olayı yaşıyoruz ne dersiniz? Ya da simülasyonu tasarlayan mühendislerin programında “buglar”dan birine şahit oluyoruz? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Yorumlarda konuşalım.

Ve her zaman olduğu gibi. Tekrar görüşene dek. İyi ki varsınız. Sevgiler…

Kaynaklar:

https://www.healthline.com/health/mental-health/what-causes-deja-vu#takeaway

https://www.newscientist.com/article/2101089-mystery-of-deja-vu-explained-its-how-we-check-our-memories/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir