Bebar Bilim · Merak, evrenin en iyi başlangıç noktasıdır.
Yaşam ve Doğa

Teknoloji Sağlığı Nasıl Etkileyecek?

▶ YouTube’da izle ↗

Oynatınca YouTube’a bağlanılır. YouTube’da aç ↗

Bu yazı, 23 Mayıs 2024 tarihinde yayımlanan Bebar Bilim videosunun metninden uyarlanmıştır. Güncel gelişmeler içeren değerlendirmeler özgün yayın tarihinin bağlamındadır.

Tüm bu yapay zeka çılgınlığı, teknolojik gelişmeler, otonom robotlar, büyük dil modelleri, makine öğrenmesi ve çok daha fazlasından birçok insan çok daha verimli bir iş hayatı, kolay ulaşım, rutinlerden kurtulma ve elbette zenginlik beklerken ben ilk olarak ne istiyorum biliyor musunuz? Sağlık… Evet. Her şeyin başı… Ve beklediğimiz asıl değişim ve dönüşüm de bu alanda olmalı. Alphafold ile proteinleri katlayıp yepyeni, kişisel ilaçlar tasarlayabilecek seviyeye gelmeye çalışırken şu aşamada dünya çapında sağlık sistemlerinin temel sorunlarına da odaklanmamız gerekiyor. Hem hastalar hem de hekimler açısından.

Hekimler açısından çok daha verimli, hedefli, “bilgili” tedaviler uygulayabilmek ve hastalar açısından da en kısa sürede en etkin tedaviye ulaşmak en önemli hedefimiz olmalı. Ve görünen o ki bu dönüşüm gerçekleşmeye başladı bile. Ve beklenenin aksine teknolojinin gücü ile dönüşen sağlık sisteminin merkezinde bildiğiniz “biz” yani “hastalar” olacak. Tam da olması gerektiği gibi. Bunu anlamak için bir araştırmaya ve bu araştırmada ortaya çıkan bazı önemli başlıklara bakalım birlikte. Bu başlıklardan birinde de bir Türk şirketinin başarısına da şahit olacağız birlikte.

Hep söylediğimiz gibi ve her şeyde olduğu gibi her şeyin başı sağlıksa, daha iyi bir sağlık sisteminin de hammaddesi “data” yani “veri” olacak.

Çok çarpıcı bir oran vereyim size: hastanelerde, özel kliniklerde yapılan tüm işlemleri, tanı, teşhis ve tedaviyi, yatarak veya ayakta tedavileri, ameliyatları vs. düşünün. İşte tüm bu işlemlerde ortaya inanılmaz faydalı bir veri havuzu çıkıyor ve işin can sıkıcı tarafı istatistiklere göre bu verilerin %97’si etkin ve kapsamlı bir şekilde kayıt altına alınmıyor. Hekimlerin, hastanelerin, sağlık sistemlerinin inanılmaz işine yarayabilecek, sağlık sisteminin verimini kat be kat artırabilecek korkunç miktarda veriden etkin bir şekilde yararlanılamıyor maalesef.

Tüm bunların bir sonucu olarak, 2010 yılından bu yana Türkiye’de sahte ve standart altı ilaçların tedarik zincirine girmesi engelleniyor ve insanlar ilaçlara daha güvenli bir şekilde erişiyor. İTS yani İlaç Takip Sistemi mobil uygulaması ile de vatandaşların prospektüslere, yan etki bildirimlerine, eczane lokasyonlarına vb. Ulaşabildiği kapsamlı bir mobil uygulama da hayata geçirdiler.

Tüm bunlar şu açıdan da önemli. Global araştırmalar da sağlıkta teknolojik dönüşümden bahsederken en önemli ihtiyaç olarak en tepeye bu “veri tabanlı birbirine bağlı sağlık ekosistemini” koyuyorlar. Bu sayede hekimler için büyük bir yük olan veri takibi, analizi vs. gibi iş yükü hafifliyor ve asıl önemli olana, hastaya odaklanabiliyorlar. Gerçekten de bu denli önemli bir alanda bir Türk şirketinin öncü olması harika. Yani. Ciddi anlamda göğsümüzü kabartan gelişmeler bunlar, herkesin de farkında olması, ülkemizden çıkan bu değerleri bilmesi çok önemli diye düşünüyorum.

Ki zaten bu girişimin de etkisiyle teknolojinin sağlıkta yaratacağı diğer bir başlığa da pas atabiliriz. Sağlığın “demokratikleşmesi” ve “globalleşmesi”… Genel çerçeveden baktığımızda aslında bu tip teknolojik gelişmeler sayesinde yaşanan dönüşümden en çok faydalanabilecek topluluklar bu teknolojileri üretemeyen veya bu teknolojilere ulaşımı olmayan topluluklar. Dünyanın gelişmemiş ülkelerinde sağlık sistemlerinde büyük sorunlar yaşayan topluluklara sağlanacak imkanlarla dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir hekim danışmanlık verebilecek ve bu sayede sağlık imkanlarının asıl ihtiyacı olanlara ulaşması sağlanabilecek. Daha da ilerleyen dönemlerde uzaktan ameliyatların da mümkün olmaya başlaması ile çok ciddi sağlık sorunlarında dahi dünyanın herhangi bir yerinden bir hekim müdahale edebilecek.

Sağlıkta dönüşümün en önemli aşamalarından biri de elbette tanı ve tedavinin “dağıtılması” olacak. Pandemide bunun bir provasını yaptık aslında. Uzaktan sağlık hizmetleri. Zira hastaneler artan nüfusun yoğunluğunu kaldıramıyor genellikle. Ve istatistiklere göre birçok hastanın aslında hastaneye gitmesine gerek bile olmadığı görülüyor. Bu hastaların uzaktan takibi, danışmanlık alması, bir hekimle görüşebilmesi hastanelerdeki yükü büyük oranda azaltacaktı.

Fakat elbette bu aşamanın hayata geçebilmesi için çok önemli bir konu daha var. Kişisel sağlık takibi. Çeşitli giyilebilir veya taşınabilir sağlık ekipmanları ile hastanın sağlık durumunun sürekli takibi ve hekimine raporlanması sayesinde hasta kendisi farkında olmasa bile bir sorun yaşadığında acil müdahale şansı doğacaktır. Çünkü bu sağlık sistemine asıl yükü bindiren “düzeltici tedaviden” çok “önleyici tedaviyi” mümkün kılacak ve bir sorun yaşandıktan sonra değil yaşanmadan önce önlem alınarak tedavi şansını artırarak uzun süren tedaviler nedeniyle yaşanan psikolojik, finansal yığınla sorunu da çözecektir.

Tabi bununla bağlantılı olarak yine “kişiselleştirilmiş” sağlık geleceğin en önemli başlıklarından biri. Her hastanın biricik olduğu düşünüldüğünde kimi zaman bir hastaya farklı bir yaklaşımla tedavi uygulamak gerekebiliyor. Burada elbette yine disiplinler arası bir işbirliği göreceğiz. Örneğin genetik testler veya gen dizilemesi ile bir bireyin belirli hastalıklara yakalanma riski yüksek çıkarsa bu hasta için hem önleyici tedavi uygulanabilir hem de diğer hastalıklar için kullanılacak ilaçların bu olası hastalığını tetiklemesi önlenebilir. Bu tip bir yaklaşımla toplum sağlığında yaşanacak gelişmeyi bir düşünün sadece.

Ama bu elbette burada kalmayacak. Dijital ikiz kavramını biliyorsunuz. Şu an için fabrikalarda, makinelerin dijital ikizleri oluşturularak makinede yaşanabilecek problemler önceden tespit edilerek önleyici bakım yapılabiliyor ve yaşanabilecek çok maliyetli arızaların önlenmesi sağlanabiliyor. İşte bu yaklaşımı bir insan için uyguladığımızda, bir insanın belirli organlarının veya daha ileri seviyede tüm bedeninin dijital ikizi oluşturularak uygulanacak tedavi önce dijitalde test edilerek gerçekte yaşanabilecek komplikasyonlar da önlenebilir.

Yani özetle sağlığın geleceği günümüzden çok ama çok farklı olacak. Hiyerarşik bir modelden çok daha “ortak” bir modele geçeceğiz ve hastaneler veya hekimlerden ziyade “hasta” bu sistemin merkezinde olacak. Sağlık profesyonelleri veri, yapay zeka, makine öğrenmesi ile birlikte kişisel sağlık cihazları ve genetik biliminin ortaklığı ile ortaya çıkan modelin bir parçası olacak ve çok daha hedefli tedaviler uygulayabilecekler.

Bir tür “kültürel” değişim bekliyor bizi anlayacağınız. En büyük beklentimiz elbette tüm bu gelişmelerin tüm dünyaya yayılması ve ihtiyacı olan ancak imkanları kısıtlı topluluklara çok daha hızlı, kapsamlı sağlık hizmetlerinin ulaşımının önünü açması.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

  1. Özgün Bebar Bilim videosu
  2. İlgili okuma (Wikipedia, İngilizce): Health technology