4500 Yıllık Indus Yazıtlarının Şifresini Yapay Zekayla Çözüyorum

Tamil Nadu’nun 1 milyon dolar ödül koyduğu 4500 yıllık İndus yazısını yapay zekayla çözmeye çalıştım: şehirlerin imzaları, Mezopotamya’daki mühürler ve iki rakip çözücünün sınavı.

İstersen izle
Video kapağı

Oynat düğmesine bastığında YouTube oynatıcısı yüklenir. YouTube’da izle ↗

Bu yazı, Bebar Bilim’in 4 Kasım 2026’da yayımlanan “4500 Yıllık Indus Yazıtlarının Şifresini Yapay Zekayla Çözüyorum” videosunun metninden uyarlanmıştır.

4500 yıl önce yazılmış bir yazı var. Elimizde binlerce örneği duruyor. Neredeyse yüz yıldır arkeologlar, dilbilimciler, matematikçiler, bilgisayar bilimciler üzerinde çalışıyor. Ve bugün dünyada bu yazının tek bir kelimesini bile kesin olarak okuyabilen tek bir kişi yok.

O kadar ki Hindistan’daki Tamil Nadu eyaleti geçen yıl bu yazıyı çözen kişiye 1 milyon dolar vereceğini açıkladı.[1] Neden Tamil Nadu, onu da birazdan göreceğiz. Ama ödül hâlâ orada duruyor. Kimse alamadı. Ben de bunu yapay zekayla denedim. Ve gerçekten denedim.

Okuyamadığımız bir medeniyet

Bahsettiğim yazı İndus yazısı. Mısır’da piramitler yapılırken bugünkü Pakistan’da ve kuzeybatı Hindistan’da çok büyük bir medeniyet yaşıyordu. Harappa, Mohenjo-daro gibi o dönemin en büyük şehirlerini kurmuşlardı. Dümdüz caddeler, evlerin altından geçen kanalizasyonlar. Bayağı gelişmiş bir medeniyet. Ama yazdıklarını okuyamadığımız için tek bir kralının adını bile bilmiyoruz.

En ünlü yazıtlarından biri Dholavira diye bir şehrin kapısında bulundu. Kuzey kapının hemen yanında yere düşmüş bir tabela. Ahşabı çoktan çürüyüp gitmiş ama üstüne beyaz taştan kakılmış on işaret olduğu gibi duruyor, her biri 37 santim.[2] Yani şehre giren herkes görsün diye kapının üstüne asılmış. 4500 yıl önce bu kapıdan geçen insanlar onu okuyordu. Biz okuyamıyoruz.

Dholavira tabelasının on işareti
Dholavira’nın kuzey kapısı yakınında bulunan tabelanın on işareti. Çizim: Siyajkak, CC BY-SA 3.0; zemin: Bhuppigraphy, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Bu yazıda bunu adım adım deneyeceğiz. Gerçek bir şifre çözücü nasıl düşünür, nereden başlar, yapay zekaya neyi yaptırırsınız, neyi kendiniz yapmak zorundasınız, hepsini beraber göreceğiz. Ödülü alamasak bile elimizde bir yöntem olacak. Siz de kendi merak ettiğiniz bir şifrenin, eski bir yazının, okuyamadığınız bir belgenin peşine aynı yolla düşebileceksiniz.

Çözülen yazılar nasıl çözüldü?

Önce bir soruyla başlamak lazım. Bu yüz yılda yüzü aşkın kişi “Ben bu yazıyı çözdüm” dedi. Kitaplar yazdılar, sözlükler çıkardılar. Ama hiçbiri kimseyi ikna edemedi. Neden? Çünkü bilmediğiniz bir yazıda her işarete istediğiniz anlamı verebilirsiniz. Bu işaret kral, bu güneş, bu da tapınak dersiniz, cümleniz de bir şeye benzer. Kimse size yanlış diyemez ama siz de doğru olduğunu gösteremezsiniz.

Peki çözülen yazılar nasıl çözüldü? Hepsinde aynı şeyi görüyoruz: anlamını önceden bildiğimiz bir kelime. Çoğu zaman da bir isim. Mısır hiyerogliflerini 1820’lerde Fransız Champollion çözdü. Hiyerogliflerde kral ve kraliçe isimleri bir çerçevenin içine yazılıyordu. Champollion bu çerçevelerden birinde Ptolemaios’un, birinde Kleopatra’nın adı olduğunu biliyordu, çünkü aynı metinler yanında Yunanca da yazılıydı. İki isimde de geçen p, t, o, l seslerinin işaretlerini buldu ve kapı açıldı.[3]

Ptolemaios ve Kleopatra kartuşlarında ortak sesler
Ptolemaios ve Kleopatra kartuşlarında p, t, o ve l sesleri. Çizim: Through Bible Lands (1878), kamu malı; işaretleme: Bebar Bilim

Ama bence en güzel örnek Girit’teki Lineer B yazısı. 3400 yıllık kil tabletlerin üstündeki bu yazıyı da yarım yüzyıl kimse okuyamadı. 1952’de onu Michael Ventris adında bir mimar çözdü. Ventris akşamları evde tabletlerdeki işaretleri tablolara diziyordu. Bir gün bazı kelimelerin sadece Girit’in en büyük antik şehri Knossos’ta bulunan tabletlerde geçtiğini fark ediyor. Başka şehirlerin tabletlerinde yoklar. Bunlar o şehrin adı olmalı diye düşünüyor.

Knossos'tan Lineer B tableti
Knossos’tan bir Lineer B tableti, MÖ 1375 civarı. Fotoğraf: TimeTravelRome, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Knossos’un nasıl okunduğunu zaten biliyoruz. Ventris o kelimenin işaretlerine “ko”, “no”, “so” seslerini veriyor, yakındaki kasabaların adlarıyla da aynısını yapıyor ve böylece bir avuç işaretin sesini buluyor. Sonra bu sesleri başka tabletlerdeki kelimelere uyguluyor ve karşısına anlamlı kelimeler çıkıyor. Yunanca kelimeler. Uzmanları ikna eden şey de bu oluyor.[4]

Lineer B işaretleri ko, no, so: Knossos
Knossos adının üç Lineer B işareti. Grafik: Bebar Bilim

Şimdi şöyle bir düşünün. Champollion yıllarını Mısır yazıtlarının elle çizilmiş kopyalarının başında geçirdi. Ventris akşamları evde tabloları kalemle doldurdu, notlarını mektupla başka araştırmacılara gönderdi. Ben bütün bunları oturduğum yerden, bilgisayarın başından yapacağım. Dünyanın dört bir yanındaki müzelerde duran binlerce mührün kayıtları bugün internette. Yapay zeka da onları benim yerime toplayıp tek tek inceleyebiliyor. Ventris’in aylarını, belki de yıllarını alan işler dakikalar sürüyor. Bence yaşadığımız çağın en muhteşem taraflarından biri bu. Yüz yıl önce sadece bir avuç uzmanın yapabildiği bir şeyi bugün merak eden herkes yapabiliyor.

Yani 1 milyon dolar için önce bir isim bulmamız lazım. Ben bunu iki yerde arayacağım. Önce Ventris’in yaptığı gibi şehirlerde. Sonra da İndus tüccarlarının ta Mezopotamya’ya kadar gittiğini bildiğimiz için yurt dışında.

Mühürler ve yapay zeka ajanı

Ama önce elimizdeki yazıtların neye benzediğine bir bakalım. İndus yazısının büyük kısmı mühürlerin üstünde. Avuç içi büyüklüğünde, taştan oyulmuş kare mühürler bunlar. Ortada genelde bir hayvan resmi, üstünde de bir sıra işaret. Ortalama beş işaret. Yani her yazıt aşağı yukarı bir isim ya da kısa bir etiket kadar. Bu mühürler ıslak kile bastırılıyor, kil kuruyunca bir çuvalın, bir kutunun ağzını mühürlüyor. Bugünkü kargo etiketi gibi düşünebilirsiniz.

İndus mührü ve modern kil baskısı
Bir İndus mührü ve modern baskısı. Fotoğraf: The Metropolitan Museum of Art, CC0

İşaretlerin ne demek olduğunu bilmiyoruz ama hangi sırayla yan yana dizildiklerini görebiliyoruz. Bilmediğiniz bir dilde yazılmış bir tabelaya bakıp harfleri görmek gibi. Hep aynı sırayla yan yana gelen iki üç işaret büyük ihtimalle bir kelime, bir isim ya da bir unvan. Bütün işimiz bu olacak: hangi işaretler hep birlikte, hangi sırayla ve nerede çıkıyor. Bunun için de binlerce mühre aynı anda bakmamız lazım.

Bir İndus mühründeki işaretlerin ayrılması ve Mahadevan kataloğundan örnekler
Bir mührün işaretleri tek tek; altta Mahadevan 1977 kataloğundan örnek işaret çizimleri. Mühür: Mackay, kamu malı · Grafik: Bebar Bilim

Bunun için önce bütün yazıtlara, hangi şehirde bulunduklarıyla birlikte ihtiyacım var. Ventris bu işi yıllarca elle yaptı. Ben bir yapay zeka ajanına veriyorum. Ajan dediğimiz şey sohbet eden yapay zekadan biraz farklı. Siz bir iş tarif ediyorsunuz, o da sizin yerinize internette geziyor, dosya indiriyor, kod yazıyor ve işi bitirip size getiriyor.

Ajandan bulabildiği bütün İndus yazıtlarını toplamasını, her birini işaret işaret bir tabloya dökmesini ve yanına nerede bulunduğunu yazmasını istedim. Araştırmacıların yıllardır derleyip internete koyduğu listelerden biri Hintli araştırmacı Iravatham Mahadevan’ın 1977’de çıkardığı katalog. Her mühür orada işaret işaret, tek tek yazılmış.[5] Ajan bunları birleştiriyor ve elimde artık 2.410 yazıtlık, 417 farklı işaretli bir tablo var. Her satır bir yazıt: önce nerede bulunduğu, sonra üstündeki işaretler sırayla. Bulundukları yer belli olan 1.918 yazıt, 51 ayrı buluntu yerinden geliyor.[6]

Ama binlerce satırlık bir tabloya bakarak bir şey bulamam. O yüzden ajandan bir de bu tabloyu sorgulayabileceğim küçük bir internet sitesi yapmasını istedim. Hangi işaret nerede geçiyor, hangi işaretler hep yan yana, hangi şehirde, hepsini tek tıkla görebileyim. Bundan sonra buna aracımız diyeceğim.

Ajanın kurduğu İndus Yazısı Atlası
Ajanın kurduğu araç: İndus Yazısı Atlası. Ekran görüntüsü: Bebar Bilim

İlk yol: Şehirlerin imzası

İlk iş Ventris’in yaptığını yapmak. Araca şunu soruyorum: Hep birlikte geçen işaret gruplarından hangisi sadece tek bir şehrin mühürlerinde çıkıyor? Çünkü Knossos’ta olan buydu. Bir şehrin adı en çok o şehrin kendi yazılarında geçer.

Ve bir şey çıkıyor. Harappa’da hep yan yana duran iki işaret var. Bu ikiliyi taşıyan 90 mühürden 76 tanesi Harappa’da bulunmuş. Oysa yeri belli bütün mühürlerin ancak üçte biri Harappa’dan. Yani bu ikili oraya tesadüfen düşmemiş, o şehre ait bir şey. Mohenjo-daro’da da aynısı var. Orada da başka bir ikiliyi taşıyan 25 mühürden 22’si o şehirden.

Harappa ikilisi: 90 yazıttan 76'sı Harappa'da
Harappa’ya özgü ikili: 90 yazıttan 76’sı Harappa’da; oysa bütün yazıtların yalnızca üçte biri bu şehirden. Grafik: Bebar Bilim

Bunu ilk gördüğümde gerçekten heyecanlandım. Çünkü Ventris’in Knossos’ta gördüğü şey tam olarak buydu. Bir an “tamam, işte şehrin adı” dedim. Ama sonra şunu düşündüm. Ventris Knossos’un adını zaten biliyordu, antik Yunan kaynaklarında yazıyordu. Bizde öyle bir şey yok. Harappa bugün oradaki köyün adı. Mohenjo-daro da kazıcıların verdiği bir isim, “ölüler tepesi” demek. 4500 yıl önce bu şehirlerde yaşayanlar kendi şehirlerine ne diyordu, hiçbir fikrimiz yok.

Yani her şehrin kendine ait bir işaret grubu, bir tür imzası olduğunu bulduk. Belki şehrin adı, belki bir tapınağın ya da bir yöneticinin. Ama üstüne koyacağımız ismi bilmediğimiz için okuyamıyoruz. İlk yolda duvara çarptık. Yine de eli boş dönmüyoruz, bu imzalar birazdan işimize yarayacak.

İkinci yol: Mezopotamya ve Meluhha

O zaman ikinci yola gidiyoruz, Mezopotamya’ya. Çünkü Mezopotamyalıların yazısını okuyabiliyoruz ve onlar İndus’u tanıyordu. Mezopotamya’da, yani bugünkü Irak civarında, insanlar kil tabletlere çivi yazısıyla yazıyordu. Bu yazıyı 1800’lerde çözdük, yani bugün okuyabiliyoruz. Ve bu tabletlerde uzaklarda bir ülkeden bahsediliyor: Meluhha. Mezopotamya’nın ilk büyük imparatorluğunu kuran Akad kralı Sargon, Meluhha’dan gelen gemilerin kendi limanına demirlediğini övünerek yazdırıyor. Meluhha’dan fildişi, akik, kereste geliyor. Arkeologların çoğu Meluhha’nın İndus olduğunu düşünüyor.[7]

Bir de Paris’te, Louvre’da duran küçük bir silindir mühür var. Parmak boyunda, kile yuvarlanarak basılan bir taş silindir. Üstünde sahibinin adı ve mesleği yazıyor: Şu-ilişu, Meluhha dilinin tercümanı.[8] Yani 4000 yıl önce Mezopotamya’da birinin işi Meluhha dilinden çeviri yapmaktı. O dil orada konuşuluyor, duyuluyor, tercüme ediliyordu. Biz şimdi Şu-ilişu’nun bildiği şeyi arıyoruz.

Şu-ilişu'nun silindir mührünün baskısı
“Meluhha dilinin tercümanı” Şu-ilişu’nun silindir mührünün baskısı. Louis de Clercq koleksiyonu yayını, kamu malı

Peki İndus’un kendi mühürleri Mezopotamya’ya ulaşmış mı? Ulaşmış. Bugüne kadar İndus’un dışında, Mezopotamya’da ve Basra Körfezi’nde 16 tane İndus yazılı mühür bulundu: Irak’taki eski şehirler Ur’da ve Kiş’te, İran’daki Susa’da, Bahreyn adasında.

İndus'un dışında bulunan 16 yazıtın haritası
İndus’un dışında bulunan 16 yazıt: Mezopotamya 4, İran 2, Körfez 7, Orta Asya 3. Harita: Natural Earth verisiyle Bebar Bilim

Ben şunu merak ettim: Bu yurt dışındaki mühürlerin üstündeki işaret grupları, İndus şehirlerinde bulunan binlerce mühürde de geçiyor mu? Geçiyorsa bunlar İndus’tan gelmiş bir tüccarın kendi mühürleri demektir, cebinde getirdiği kartvizit gibi. Ama geçmiyorsa iş değişir. Ajana bu 16 mührü ayırttım ve her birindeki işaret gruplarını İndus şehirlerinden çıkan bütün mühürlerde tek tek arattım. Ve ortaya iki ayrı grup çıktı.

Kiş’te bulunan mühür tanıdık. İlk beş işareti, Mohenjo-daro’da bulunmuş bir mühürle aynı sırada. Bire bir aynı. Yani bu mühür İndus’taki alışkanlıklarla yazılmış. Belki de İndus’tan gelmiş bir tüccarın yanında getirdiği kendi mührü.

Kiş yazıtı ile Mohenjo-daro yazıtının ilk beş işareti aynı
Kiş’te bulunan yazıt (S1971) ile Mohenjo-daro’daki bir yazıtın (S2621) ilk beş işareti aynı sırada. Grafik: Bebar Bilim

Ama Ur’daki ve Bahreyn’deki bazı mühürler başka. Üstlerindeki işaretlerin her biri bildiğimiz İndus işaretleri. Ama yan yana diziliş biçimleri İndus’taki binlerce mührün hiçbirinde yok. Ur’daki bir mühürde yan yana duran işaret ikililerinin tek biri bile İndus şehirlerinde geçmiyor. Susa’dakilerin de çoğu geçmiyor. Yani harfler tanıdık, kelimeler yabancı.

Ur'da bulunan mühürdeki dört ikilinin hiçbiri İndus şehirlerinde yok
Ur’da bulunan yazıttaki (S3897) dört işaret ikilisinin hiçbiri İndus şehirlerindeki yazıtlarda geçmiyor. Grafik: Bebar Bilim

Bu şuna benziyor aslında. Almanya’ya yerleşmiş bir Türk tüccar, komşusunun adını kendi bildiği harflerle yazıyor. Harfler bizim harflerimiz ama okuyunca çıkan şey Türkçe bir kelime değil, bir Alman ismi. Bazı araştırmacılar Körfez’deki bu mühürler için tam olarak bunu düşünüyor. Oraya yerleşen İndus tüccarları ya da onlarla iş yapan yerliler, İndus işaretleriyle yerel isimleri yazmış.[9] Eğer öyleyse bu çok önemli. Çünkü o yerel isimlerin bazılarını Mezopotamya’nın okuyabildiğimiz tabletlerinden biliyor olabiliriz. Bir isim iki yazıda birden karşımıza çıkarsa İndus işaretlerinin nasıl okunduğunu ilk kez gerçekten duyabiliriz.

İtiraf edeyim, bu çalışmada ilk defa burada “acaba” dedim. Çünkü artık elimizde sadece işaretler yok. Okunmayı bekleyen yabancı isimler olabilir.

Okumayı denemek: İki rakip yapay zeka

Peki elimizde böyle yabancı isim olabilecek işaretler varsa bir adım daha atıp okumayı deneyebilir miyiz? Bunun için önce bu insanların hangi dili konuştuğuna dair bir tahmin lazım. Çünkü bir işaretin nasıl okunduğunu ancak bir dile göre tahmin edebilirsiniz.

Bu konuda iki büyük görüş var. Bir grup araştırmacı İndus dilinin, bugün Güney Hindistan’da konuşulan Tamilcenin uzak atası olduğunu düşünüyor. Tamil Nadu’nun bu ödülü koymasının sebebi de bu. Hatta bazı işaretlere ses de önermişler. Mesela balık işareti. Tamilcede balık “mīn” demek ve aynı kelime yıldız anlamına da geliyor. Yani mühürdeki balık resmi belki bir balığı değil, bir yıldızı ya da bir tanrıyı işaretliyordu.[10] Başka bir grup ise İndus dilinin Hindistan’ın kutsal dili Sanskritçeye daha yakın olduğunu savunuyor ve işaretlere ona göre ses veriyor.[11]

Balık işareti: Dravidçe mīn hem balık hem yıldız
Balık işareti (Mahadevan 59). Dravidçe mīn hem “balık” hem “yıldız” demek. Mühür: Matsyameena, CC BY-SA 4.0; Ülker: NASA/ESA · Grafik: Bebar Bilim

İki yapay zeka modelini birbirine rakip yaptım. Birine birinci görüşü, diğerine ikinci görüşü verdim ve ikisinden de aynı mühürleri okumalarını istedim. Bir şartım vardı: Her işarete verdikleri sesin hangi araştırmacıdan geldiğini söyleyecekler, kafalarından uydurmayacaklar.

Sonra asıl sınav geliyor. Bir çözüm doğruysa, aynı seslerle başka mühürleri okuduğunuzda da anlamlı bir şey çıkmalı. Ventris’te öyle olmuştu. Üçüncü bir modele bu iki okumayı verip aynı seslerle başka mühürleri okuttum.

Ve olmadı. İlk bakışta iki okuma da çok güzel duruyor, insan bir an inanmak istiyor. Ama aynı sesleri başka mühürlere koyduğunuzda ortaya anlamsız heceler çıkıyor. Açıkçası bir an üzüldüm, bu kadar yaklaşmışken.

Neden olmadı, onu da açık açık söyleyeyim. İki model de kendi savunduğu dile göre işaretlere ses verdi. Ama o seslerin doğru olup olmadığını kontrol edebileceğimiz, dışarıdan karşılaştırabileceğimiz bir şey yok. Ventris’in elinde Knossos vardı, Champollion’un elinde Kleopatra. Bizim elimizde henüz öyle bir isim yok. Yani sorun yapay zekada da değil, bizim yöntemimizde de. Eksik olan tek bir parça. İşte yüz yıllık hikaye tam burada, gözümüzün önünde tekrar ediyor. “Çözdüm” diyen o yüz kişinin hepsi tam olarak bunu yaşadı ve burada takıldı.

1 milyon doları alabildik mi?

Yani 1 milyon doları bu sefer alamadık. Ama neyin aldıracağını artık biliyoruz. Her şehrin kendine ait işaret grupları var. Yurt dışında da İndus işaretleriyle yazılmış ama İndus’ta hiç görülmemiş işaret grupları var, belki yabancı isimler. Eksik olan tek şey, bu isimlerden birinin çivi yazısında da karşımıza çıkması. Belki Ur’daki o küçük mührün üstündeki isim bir Mezopotamya tabletinde de yazıyor. Ve belki o tablet şu anda bir müzenin deposunda, kimse bakmadan duruyor.

Çözüm panosu: bildiklerimiz, bilmediklerimiz, sıradaki soru
Çözüm panosunun son hâli. Grafik: Bebar Bilim

Ama bence asıl önemli olanı gördük: Bir şifreye nereden tutunacağınızı, yapay zekaya hangi işi vereceğinizi, verdiği sonucu nasıl sınayacağınızı. Ventris tabloları akşamları evde elle dolduruyordu. Bugün o tabloları dakikalar içinde yapay zeka dolduruyor. Ama nereye bakacağınıza yine siz karar veriyorsunuz.

Bu çalışmada sürekli kullandığımız araç, ajanın kurduğu o küçük internet sitesi, herkese açık: indusbebar.abacusai.app. Bütün yazıtlar orada duruyor. Şehirlerin imzalarını onunla bulduk, yurt dışındaki mühürleri onunla karşılaştırdık, rakip çözücüleri sınadığımız mühürleri de oradan seçtik. Siz de kendi fikirlerinizi deneyebilirsiniz. Belki o ismi siz bulursunuz. Bulursanız beni de unutmayın.

Son olarak o tabelaya dönmek istiyorum. On işaret, şehrin kapısında. Belki üstünde o şehrin adı yazıyordu. Belki Şu-ilişu o adı duysa hemen tanırdı. Sizce bu yazı bir gün okunacak mı? Okunduğunda o şehirler bize ne anlatacak? Bu şehirlerin nasıl kurulduğunu ve nasıl yok olduğunu da Kayıp Dünyalar serisinin İndus bölümünde anlatıyorum.

Merakın burada bitmesin.

Kaynakça

  1. Scroll.in (6 Ocak 2025). Tamil Nadu announces $1 million prize for deciphering Indus Valley Civilisation script. https://scroll.in/latest/1077596/tamil-nadu-announces-1-million-prize-for-deciphering-indus-valley-civilisation-script
  2. Dholavira tabelası (kuzey kapısı yakınında bulunan on işaretlik yazıt). https://en.wikipedia.org/wiki/Dholavira_Signboard
  3. Champollion, J.-F. (1822). Lettre à M. Dacier relative à l’alphabet des hiéroglyphes phonétiques. Paris. https://en.wikipedia.org/wiki/Lettre_%C3%A0_M._Dacier
  4. Ventris, M. ve Chadwick, J. (1953). Evidence for Greek Dialect in the Mycenaean Archives. The Journal of Hellenic Studies, 73, 84–103. https://doi.org/10.2307/628239
  5. Mahadevan, I. (1977). The Indus Script: Texts, Concordance and Tables. Archaeological Survey of India, Yeni Delhi.
  6. Indus Website yazıt derlemesi (buluntu yeri bilgili yazıtlar); bu yazıdaki sayımlar bu derleme ile Mahadevan 1977 kataloğunun birleştirildiği kendi aracımızdan. https://indusbebar.abacusai.app
  7. Meluhha: Mezopotamya kaynaklarında İndus bölgesiyle özdeşleştirilen ülke; Akad kralı Sargon’un yazıtı. https://en.wikipedia.org/wiki/Meluhha
  8. Şu-ilişu’nun silindir mührü, “Meluhha dilinin tercümanı” (Louvre, AO 22310). https://en.wikipedia.org/wiki/Meluhha
  9. Laursen, S. ve Steinkeller, P. (2017). Babylonia, the Gulf Region, and the Indus: Archaeological and Textual Evidence for Contact in the Third and Early Second Millennia B.C. Eisenbrauns.
  10. Parpola, A. (1994). Deciphering the Indus Script. Cambridge University Press.
  11. Rao, S. R. (1982). The Decipherment of the Indus Script. Asia Publishing House, Bombay.

Görseller: Grafikler, haritalar ve ekran görüntüleri Bebar Bilim’e aittir. Fotoğraflar Wikimedia Commons’tan: The Metropolitan Museum of Art (CC0), TimeTravelRome (CC BY 2.0), Siyajkak (CC BY-SA 3.0), Bhuppigraphy ve Matsyameena (CC BY-SA 4.0); kamu malı: Through Bible Lands (1878), Mackay kazı levhaları, Louis de Clercq koleksiyonu, NASA/ESA.

Birlikte düşünelim

Sorunu, katkını veya farklı bakış açını paylaş. Saygılı ve konuyla ilgili yorumlar birlikte düşünmemize yardımcı olur.

SENİN BEBAR ALANIN

Merakını yanında taşı.

Yazıları sakla, favorilerini biriktir ve topluluğa katıl. Üyelik ücretsiz.

Giriş yap / Üye ol →

Girişten sonra kaldığın içeriğe döneceksin.