Son bir haftada 4 uçak kazası. 220 can kaybı… Hem de yılın en yoğun tatil sezonunda. Her gün dünyada 100 binin üzerinde uçuş yapılıyor. 12 milyon insan havada. Her şey yolunda görünüyordu. Ta ki geçen hafta Azerbaycan’da yaşanan felakete kadar… Bakü’den Grozni’ye giden yolcu uçağı düştü. Bu bir kaza değildi elbette. İşin düşündürücü yanı da bu belki de. Ve sadece birkaç gün sonra… 29 Aralık. Tek bir günde, üç farklı noktada, üç ayrı kaza. Güney Kore’de tam bir facia yaşandı… 181 yolcudan sadece 2’si hayatta kalabildi. Pist başındaki kuş sürüsüydü bu kez sorumlu.
Aynı gün Norveç’te bir uçak pistten çıktı. Denize sadece birkaç metre kala durabildi. 165 yolcu ölümün kıyısından döndü. Ve yine aynı gün Kanada’da… İniş takımında sorun şüphesi olan bir uçağın kanadı piste sürtüp alev aldı. Peki neler oluyor havacılık sektöründe? 2023’ü ‘son beş yılın en güvenli yılı’ olarak kutlayan sektör, 2024’ün son günlerinde adeta bir kabus yaşıyor. Bu kazalar tesadüf mü yoksa daha derin bir sorunun işareti mi? Bugün size tam da bunları anlatacağım. Son bir haftada yaşanan bu kazaların perde arkasını… Ve karşımızda duran gerçekleri… KAZALARIN DETAYLARI
Gelin önce Azerbaycan’daki olaya bakalım. Azerbaycan Havayolları’nın Embraer 190 tipi uçağı… Bakü’den Grozni’ye gidiyordu. İlk başta kuş çarpması nedeniyle düştüğü açıklandı. Ama gerçek çok daha karmaşıktı. Reuters’ın soruşturmaya yakın dört kaynağa dayandırdığı habere göre: Uçak, Rus Pantsir-S hava savunma sistemi tarafından vurulmuştu. Üstelik Grozni’ye yaklaşırken elektronik karıştırma sistemleri iletişimini felç etmişti.
Ve bugün Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den çarpıcı açıklama geldi: ‘Artık tam bir netlikle söyleyebiliriz ki uçak Rusya tarafından vuruldu.’ ‘Kasıtlı yapıldığını söylemiyoruz, ama yapıldı.’ Aliyev ayrıca Rusya’yı günlerce olayı örtbas etmeye çalışmakla suçladı. 38 kişinin hayatını kaybettiği kazada, enkazdan çıkan görüntüler de düşündürücüydü: Uçağın kuyruk kısmında şarapnel hasarı tespit edildi. Yolcuların çektiği son görüntülerde oksijen maskeleri açılmıştı. Ve herkes can yeleği giymişti. Bu kaza, sıradan bir uçak kazasından çok daha fazlası haline geldi. Ve tam bu tartışmalar sürerken… 29 Aralık geldi.
Önce Güney Kore’den kötü haber geldi. Jeju Air’in Bangkok’tan gelen uçağı… 181 yolcu taşıyordu. Muan Uluslararası Havalimanı’na inişe hazırlanıyordu. Pist başında bekleyen tehlikeyi kimse göremedi: Büyük bir kuş sürüsü… Motorlar aniden durdu. Uçak pistin sonundaki çevre duvarına çarptı. Ve korkunç bir patlama… 181 yolcudan sadece 2’si kurtulabildi. Aynı gün, Norveç’te inanılmaz bir an yaşandı. KLM’in 165 yolcu taşıyan Boeing 737-800’ü pistten çıktı. Buzlu pist, zor hava koşulları… Uçak denize doğru kaymaya başladı. Yolcular nefeslerini tuttu. Son anda, denize birkaç metre kala durabildi. Bu sefer şans yanımızdaydı.
Ve son olarak Halifax’ta, Air Canada uçağı… De Havilland Dash 8 tipi uçakta iniş takımı sorunu şüphesi vardı. İniş sırasında kanat piste sürtündü. Kıvılcımlar havada uçuştu. Görgü tanıkları o anları videoya çekti. Neyse ki bu kazada da can kaybı yaşanmadı. Peki bu kadar kaza… Hem de aynı günde… Üstelik farklı uçak tipleriyle… Farklı havayollarıyla… Ve farklı coğrafyalarda… Gerçekten tesadüf olabilir mi?" "SORUŞTURMA VE GÜVENLİK Bu kazaların ardından koca bir soruşturma ordusu harekete geçti. Kim mi var bu orduda? Ulusal havacılık otoriteleri… Uçak üreticileri… Havayolu şirketleri… Sigorta kuruluşları…
Ve tabii ki ICAO ile IATA. İşin çarpıcı yanı şu: 2018’den beri yaşanan uçak kazalarının sadece %48’inin nihai raporu yayınlanmış. Yani her iki kazadan birinin detayları hala karanlıkta. Peki neden? IATA başkanı Willie Walsh’ın açıklaması düşündürücü: "Soruşturmaların uzaması güvenliği tehlikeye atıyor. Çünkü alınması gereken önlemler gecikiyor." Ama bazı rakamlar umut verici: 2023’te bir milyon uçuşta sadece 1.87 kaza yaşandı. 2022’de bu rakam 2.05’ti. Yani %17.9’luk bir iyileşme var. Dahası var: 2023’te dünya genelinde uçuş sayısı %13 arttı. Buna rağmen kaza sayısındaki artış sadece %3.1 oldu. MIT’nin 2024’teki araştırması daha da çarpıcı:
Uçakla seyahatte ölüm riski 13.7 milyonda bir. Son 10 yılda bu risk her yıl ortalama %7 azalmış. Boeing’in son güvenlik raporuna göre: 1959’dan 2022’ye kadar ticari jet uçuşlarında: Toplam 30,164 ölümcül kaza yaşanmış Bu kazaların %49’u iniş ve kalkış sırasında gerçekleşmiş Teknik arızalardan kaynaklanan kazalar %20’den %14’e düşmüş Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı’nın (EASA) verileri de ilginç: 2023’te Avrupa hava sahasında: 11 milyon uçuş gerçekleşti Sadece 3 ölümcül kaza yaşandı Bu, pandemi öncesi dönemden %40 daha iyi bir oran Peki tüm bu olumlu gelişmelere rağmen, son bir haftada yaşanan kazalar neyin işareti?
IATA’nın başkanı Walsh’ın sözleri belki de ipucu veriyor: İşte sorun da tam burada başlıyor… SEKTÖRÜN KARMAŞIK SORUNLARI Havacılık sektörü hiç olmadığı kadar yoğun. Her gün 100 bin uçuş… 12 milyon yolcu… Ve durmadan artan bir talep. Peki bu yoğunluğun altında neler yatıyor? İlk sorun: Pilot krizi. Covid sonrası binlerce pilot sektörden ayrıldı. Rakamlar çarpıcı: Sadece ABD’de önümüzdeki 10 yıl içinde 80 bin yeni pilota ihtiyaç var. Şu anda bile 17 bin pilot açığı söz konusu. Bu ne demek? Daha genç, daha tecrübesiz pilotlar… Daha uzun çalışma saatleri… Ve daha fazla yorgunluk. Sonra bakım sorunları…
Normal şartlarda bir uçak günde ortalama 8-10 saat uçar. Şimdi bu süre 12-14 saate çıkmış durumda. Bakım süreleri kısalıyor. Yedek parça sıkıntısı had safhada. Boeing’in başına gelenler bunun en çarpıcı örneği. 737 MAX krizinden sonra güven sarsıldı. 2018’den bu yana 1500’den fazla kalite kontrol sorunu tespit edildi. Üretimde aksaklıklar devam ediyor. Bir de işin hava sahası boyutu var. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle kapanan rotalar… Bu yüzden bazı uçuşlar 2 saat daha uzun sürüyor. Yakıt tüketimi %20 artmış durumda. Ve belki de en önemlisi: İklim krizi. Son 5 yılda şiddetli türbülans vakalarında %55 artış var.
Hava koşulları daha öngörülemez hale geliyor. Kuş çarpması vakaları 2019’dan bu yana %40 artmış durumda. FAA’nın son raporuna göre: Her gün ortalama 40 kuş çarpması vakası yaşanıyor. Bu vakaların %92’si iniş ve kalkış sırasında oluyor. Ve her yıl havayollarına maliyeti: 1 milyar dolar. Peki tüm bu sorunların çözümü var mı? ÇÖZÜMLER VE GELECEK ICAO ve IATA’nın 2024 raporlarına göre aslında güzel haberler de var. 2023, son beş yılın en güvenli yılı olmuş. Kaza oranları bir önceki yıla göre %17.9 düşmüş. Sektör artık sorunların farkında. Ve çözümler için büyük yatırımlar yapılıyor.
Önce pilot eğitimleri… Yeni nesil simülatörler devreye giriyor. Yapay zeka destekli eğitim programları başlıyor. Pilotlar artık ekstrem hava koşullarını bile simülatörde deneyimleyebiliyor. Bir örnek vereyim: Airbus’ın yeni eğitim merkezinde pilotlar sanal gerçeklikle çalışıyor. 3000’den fazla farklı senaryo… Ve %99.9 gerçeklik oranı. Bakım konusunda da devrim niteliğinde gelişmeler var. ‘Akıllı bakım sistemleri’ deniyor bunlara. Uçaklar artık kendi kendini test ediyor. Sorunları önceden tespit edebiliyor.
Boeing de radikal kararlar aldı. Üretim bandı yeniden tasarlandı. Her uçak için 1000’den fazla kalite kontrol noktası belirlendi. Ve bağımsız denetçiler devreye girdi. İklim krizi için de çözümler gelişiyor. Yeni nesil hava radarları türbülansı önceden tespit edebiliyor. Kuş sürülerini izleyen yapay zeka sistemleri kuruldu. Ve sürdürülebilir havacılık yakıtları yaygınlaşıyor. Peki biz yolcular ne yapabiliriz? Uçuş öncesi havayolunun güvenlik karnesini kontrol edebiliriz. Örneğin skytraxratings.com gibi bağımsız değerlendirme siteleri var. Uçak tiplerini araştırabiliriz. Her uçağın kaza-kırım geçmişi halka açık.
Ve en önemlisi: Güvenlik talimatlarını ciddiye alabiliriz. FAA verilerine göre kaza anında hayatta kalma oranı, güvenlik talimatlarına uyan yolcularda %95’e kadar çıkıyor. Arabayla ölüm riski, uçaktan yaklaşık 100 kat daha fazla. Trenle seyahat bile uçaktan yaklaşık 3 kat daha riskli. Nasıl mı? Her 100 milyon kilometre başına ölüm oranları: Arabada 3.1 kişi hayatını kaybediyor. Trende 0.15 kişi… Uçakta ise sadece 0.05 kişi. Başka bir açıdan bakalım: Bir yolcunun uçakta hayatını kaybetme olasılığı 1/13 milyon. Yani günde 100 uçuşa binseniz… 300 yıl boyunca uçmanız gerekiyor bir kaza yaşamanız için. Son 10 yılda dünya çapında:
7 milyar insan uçakla seyahat etti. Yaklaşık 7.000 kişi hayatını kaybetti. Aynı dönemde sadece ABD’de trafik kazalarında yaklaşık 400 bin kişi öldü. Son bir haftada yaşanan bu kazalar elbette endişe verici. Ama istatistikler bize şunu söylüyor: Bu bir anomali, bir istisna. Her yıl milyonlarca uçuş güvenle gerçekleşiyor. Yeter ki güvenliği her şeyin üstünde tutmaya devam edelim.




