Olaylar olaylar. Evet. Geldik zurnanın garip sesler çıkarmaya başladığı yere. Bir karar vermek zorundasınız artık. Şahsi bir mesele bu. Bilgilerinize, kişisel hayatınıza, gizliliğinize ne kadar önem veriyorsunuz? Kendinizi tamamen ifşa etmeye hazır mısınız? Gyges’in yüzüğünden bahsetmiştim bir videoda. Takanı görünmez yapan yüzük. Bunun tam tersini yapan yüzüğü takmaya hazır mısınız? Elon Musk hazır değil anlaşılan. Bakın Apple etkinliğinden sonra ne demiş? “İşletim sistemi seviyesinde ChatGPT entegrasyonu söz konusu olursa Apple cihazlar benim şirketimin kapısından giremez” demiş. Şimdi. Önce olan biteni bir hızlıca özetleyelim.
WWDC 2024. Apple’ın belki de son zamanlarda en çok beklenen etkinliğiydi. Bunun sebebini ise Apple’ın yapay zeka konusundaki garip sessizliğinden bahsettiğim videoda anlatmıştım. Ya Apple kapalı kapılar ardında inanılmaz bir şeyler geliştiriyor ya da gerçekten de bu treni kaçırmış gibi görünüyor demiştim. Görünüşe göre gerçekten de treni kaçırmış Apple. Cebinde büyülü bir formül saklamıyormuş. Bunu da artık cihazlarında ve Siri’de kullanmak üzere ChatGPT ve diğer LLM modelleri ile anlaştığını duyurmasından anlıyoruz. Bu açıdan bu etkinliği merakla bekleyenler için bir miktar hayal kırıklığı yaşandığını söyleyebiliriz.
Peki neler duyuruldu hemen kısaca bir özetleyelim. Öncelikle. Sıkı durun… Evet. Yıllardır beklenen o yenilik. IPAD’de artık hesap makinesi olacak! Evet. Sonunda. Neyse ki öyle normal bir hesap makinesi alıp koymamışlar. Yapay zeka desteği ile çalışan, el yazınız ile işlemler yapabileceğiniz, sizin yaptığınız işlemleri çözebilen, bilimsel formülleri de çözebileceğiniz, öğrencilerin bayağı işine yarayabilecek birçok özelliği var.
Bunun üzerine tabi dall-e, midjourney gibi görsel üretme özelliklerini de getiriyor cihazlarına. İsterseniz yazdığınız komutlarla emoji ya da üç ayrı stilde görsel üretebilir, hatta konuştuğunuz kişinin fotoğrafından da tasarımlar yapabilirsiniz. Evet. Her şeyinizi görüyor. Geleceğiz buna. Artı olarak yine sesin yazıya dökülmesi de yeni bir özellik olarak gelecek gibi görünüyor. Yine diğer cihazlarda uzun süredir kullanılan, ya da Iphone’larda üçüncü parti uygulamalarla çalışan bu özellik artık “native” yani cihaza entegre olarak sunuluyor.
Bununla telefon görüşmelerinin dahi dökümü alınabiliyor. Konuşmalarınız yazıya dökülüyorsa Iphone bununla ilgili iki tarafa da uyarı verecekmiş bu arada. Neyse. Yine telefon üzerinde, işletim seviyesine entegre bir yapay zeka tabi ki yapay zeka araçları ile kullandığımız birçok özelliği de sağlayacak. Yazdığınız mesajları, mailleri istediğiniz şekilde düzenleme, daha resmi hale getirme vs gibi bir tür asistanınız olacak cihazlarınızda.
Bununla birlikte size gelen mesajlar, mailler, bildirimlerinizi de okuyarak önemli olanları öne çıkaracak, takviminize ekleyecek, hatırlatmalar yapacak. Evet. Mesajlarınızı da okuyacak tabi ki. Her şeyinizi. Her şeyinizi. Geleceğiz. Tabi fotoğraflardan istemediğiniz yerleri silme, arkaplanı düzenleme vs. gibi diğer hizmetlerde, Android cihazlarda çok uzun süredir kullanılan özellikleri de sunuyor Apple ama galiba beklentinin en büyük olduğu yer, herkesin çıktığından beri büyük beklentilere girdiği fakat bir türlü ilk çıktığındaki vaatlerini yerine getiremeyen yarım akıllı asistanımız, Siri… Önceki videoda da söylemiştim.
Siri aslında ChatGPT ve 4O ile birlikte gelen doğal iletişim beklentisinin en büyük olduğu hizmetti. Ama bunu çok başka uygulamalar ondan çok daha iyi yapmaya başladı. Herkes de büyük bir dil modeline sahip Siri’yi beklemeye başladı. Ama bahsettiğim gibi. Siri’nin teknolojisi buna uygun değil. Apple da burada aslında akıllı davranmış görünüyor. Siri’yi tamamen yıkıp yeniden inşa etmektense kısayoldan gidip ve bir anlamda da “teslim olup” ChatGPT’yi ve diğer modelleri entegre etme yoluna gittiler. Bu kararı tartışabiliriz fakat ben şu aşamada, OpenAI ve diğerleri bu kadar hızlı ilerlerken yapılabilecek en mantıklı hareketin bu olduğunu düşünüyorum.
Artı. Çok önemli bir artısı var burada Apple’ın. ChatGPT bir tür yabancı gibi. Onunla oturup konuşmanız, tanışmanız, kendinizi anlatmanız gerekiyor. Bu biraz zaman alabiliyor, hem her şeyinizi de bilemeyebiliyor haliyle. Siz ne kadar bilgi verirseniz onunla yetiniyor. Ama Siri öyle mi? Evet. Bu zamana kadar çok öyle içli dışlı olmadık ama o hep oradaydı. Her şeyimizi. Ama her şeyimizi biliyor. Ooo ooo. Yani. Bilmemesi gereken çok şeyi de biliyor dimi Neyse. İşte Siri’ye bir süper beyin verirsek ne olur? Sizi her şeyinizle tanıyan süper beyinli bir asistanınız olabilir. O “HER” filmi deneyimini asıl size Siri verebilir işte.
O yüzden hafife almamak lazım. Yani Siri bu yeni entegrasyonla birlikte cihazınızda olan biten her şeye erişebilecek ve siz bazen farkında bile olmadığınız, unuttuğunuz, nerede olduğunu hatırlamadığınız bilgi, belge ve fotoğrafları ondan isteyebileceksiniz. Sizin hatırlamanıza gerek yok artık. Apple’ın bu konudaki “güvenlik” vaadi ise şu: Siri bu işlemleri, fotoğraf taraması, mesajlarınızı okuma vs. tamamen cihaz üzerinde, herhangi bir bağlantıya ihtiyaç duymadan, bilgilerinizi internete göndermeden yapacak.
Eğer bunu yapamazsa ve internete bağlanması gerekirse de bunun için size özel bir buluta bağlanarak yapacak bunu ve buna kimse hiçkimse erişemeyecek. Heh. İşte zurna ve garip sesler demiştik ya. O da burada ortaya çıkıyor. Şimdi. Ben burada herhangi bir yerde durmuyorum. Eleştiri ya da övgü söz konusu değil. Ama sizin bazı kararları alabilmeniz için bazı soruları sormamız gerekiyor. Onları soralım birlikte. Öncelikle.
Bu gayet anlaşılabilir fakat Apple bu yeni hizmetlerini de bir tür satış stratejisi olarak kullanacak gibi görünüyor. Zira bu özellikler yıl sonunda ve bazıları önümüzdeki yıl gelecek ve görünüşe göre M çipli cihazlar ve telefon tarafında da sadece 14-15 Pro ve ProMax modellere gelecek. Yani bu özellikleri kullanabilmek için Iphone kullanmayı düşünüyorsanız güzel bir bütçe ayırmanız gerekecek. Fakat asıl ödeyeceğiniz bedel de bu olmayabilir kimine göre. Bu özellikleri kullanmak için bir de yeni para birimi ile yani “data” ile ödeme de yapmanız gerekecek.
Yani. Burası biraz iki iki dört gibi. Siri’nin sizin asistanınız olmasını istiyorsanız ona bilgilerinizi vermek zorundasınız zaten. İşte başta bahsettiğim karar anı da burada ortaya çıkıyor. Yaptığınız işe ve yaşadığınız hayata bağlı olarak hayatınızı inanılmaz kolaylaştıracak bir hizmet var önünüzde. Ve Apple’ın en büyük avantajı ise bu yapay zeka araçlarını kullanmak için başka hizmetlerle uğraşmanıza gerek bırakmaması. Zaten sürekli yanınızda taşıdığınız bir cihaz üzerinden yapay zeka devrimine siz de dahil olabilirsiniz. Ama işte olmak istiyor musunuz? Soru bu.
Evet. Apple tüm güvenlik önlemlerini aldığını, alacağını ve bağımsız kurumlarla da süreci denetleyeceğini söylüyor. Peki buna ne kadar güvenebilirsiniz? Yahut “verilerim helal olsun” ben bu çağı kaçıramam mı diyeceksiniz? Şunu da unutmamak lazım. Sizin, bizim verilerimiz olmadan bu yeni çağın da bir anlamı yok. Bu devleşen şirketlerin en büyük kaynağı da bizim ürettiğimiz veriler. Yani aslında bu yeni çağın yeni bir farkındalığa da ihtiyacı var gibi. Burada bir tartışma açarak konuyu toparlamak istiyorum. Ben diyorum ki. Biz büyük paralar verip bu cihazları alıp kullanıyoruz ya.
Ve diyelim ki verilerimizi de öyle veya böyle kullanıyor bu şirketler. Bu verilerle büyük modeller, algoritmalar, yapay zekayı inşa ediyorlar. E o zaman. Sanki paylaştığımız ve izin verdiğimiz veri miktarı ve bu verilerle eğitilen modeller üzerinden bu şirketler bize ödeme yapsın. Biraz garip gelebilir belki ama bugün OpenAI başta olmak üzere büyük haber siteleri, reddit gibi mecralarla milyar dolarlık anlaşmalar yapılıyor. Verilerin kullanılması için. E bu verilerin çok daha büyük bir kısmını üretenler, yani biz ne olacağız? Dediğim gibi. Bir münazara konusu bu. Siz ne düşünüyorsunuz?




