Bebar Bilim · Merak, evrenin en iyi başlangıç noktasıdır.
Uzay ve Evren

BİR KARA DELİK GÜNEŞ SİSTEMİNE GİRERSE?

▶ YouTube’da izle ↗

Oynatınca YouTube’a bağlanılır. YouTube’da aç ↗

Bu yazı, 26 Kasım 2023 tarihinde yayımlanan Bebar Bilim videosunun metninden uyarlanmıştır. Güncel gelişmeler içeren değerlendirmeler özgün yayın tarihinin bağlamındadır.

Bir astronomsunuz. Gözünüz göklerde hep. Her zaman olduğu gibi. Bir gün yine sabah radyo teleskobunun başına geçiyorsunuz. Gece boyunca toplanan verilere bir göz gezdireyim diyorsunuz. Farklı bir şey bulmayı beklemiyorsunuz tabi. Bakıyorsunuz. Bir daha bakıyorsunuz. Bir şeyler farklı görünüyor. Yok. Yani sizde bir hata olmalı. Yani. Hiç normal değil. Her zaman iletişim halinde olduğunuz diğer astronomlara haber veriyorsunuz. Onlar da inanmıyor size ilk başta. Gülüyorlar hatta. Hehe. Evet. Evet… İnandıramıyorsunuz bir türlü. Sonra biraz daha bakayım derken telefonunuz çalıyor. Az önce size gülen arkadaşınız arıyor. Bayağı endişeli sesi.

Haklıymışsın diyor. Haklıymışsın. Bu hiç normal değil. Sonra. Tüm dünya çalkalanmaya başlıyor. Büyük bir panik havası. Gazeteler, televizyonlar tüm yayınları durdurup bu haberi veriyor. “Güneş Sistemimize” diyorlar. “Bir Kara Delik Giriş Yaptı”… “Nereden geldiği belli olmayan bir kara delik var şu an güneş sistemimizde. Şu an Oort bulutunun oralarda. Bunun ne anlama geldiğini ise henüz bilmiyoruz…” Peki. Gerçekten… Bir sabah uyandığımızda bu haberi alsak… Bizi ne beklerdi? Bir kara delik… Hiç habersiz sistemimize giriş yapsa ne olurdu? Gelin bakalım ne olurdu… Tabi önce endişeleri bir ortadan kaldıralım.

Bugünkü teknolojiyle, bugünkü bilgi birikimimiz ile bir kara deliğin aniden güneş sistemimize girdiğini fark etmemiz çok çok düşük bir ihtimal. Ama sıfır değil tabi. Endişeleri pek ortadan kaldırmadım galiba değil mi? Neyse. Yani. Çok çok yüksek ihtimal bunun olacağını çok çok önceden fark edebiliriz. En azından bugün çok çok uzaklardan bir kara deliğin yolunu şaşırıp bize doğru geldiğini görsek bile bunun bize varması büyük ihtimalle en az birkaç bin yıl sürecektir. Yalnız tabi bazı teorilere göre ışık hızına yakın hareket eden kara delikler de var da… Konuyu dağıtmayalım. Biz düşünce deneyimize başlayalım.

Bugün bir kara delik güneş sistemimizin kapısına dayansa bizi ne bekler? Öncelikle…

Kara delik dediğimiz şeyi bir anlayalım. Kara deliklerin çoğu bizim güneşimizden en az on kat daha kütleli yıldızların yakıtının tükenmesi sonucunda oluşur. Bu gerçekleştiğinde, yani böyle bir yıldızın yakıtı tükendiğinde dış katmanları koruyacak yeterli sıcaklık ve basınç olmaz. Bu durumda bir süpernova sonucunda dış katmanları büyük bir patlama ile uzaya savrulurken geriye çekirdeği kalır. Bu çekirdek de kendi ağırlığı altında çökmeye başlar. Eğer çekirdeğin kütlesi güneşimizin 2.3-3 katı kadarsa çöküş durdurulamaz ve tekilliğe doğru devam eder ve bu bir kara deliğin doğuşudur en basit haliyle.

Ortaya çıkan bu aslında delik de diyemeyeceğimiz bir anlamda sonsuza doğru uzanan çukur da tabi neredeyse sonsuz bir yoğunluğun sonucu. Bu inanılmaz yoğunluk da ışığın bile kaçamayacağı bir çekim oluşturur ve ışık hızını aşamayan herhangi bir şey bu çekimden kaçamaz. Ve biliyoruz ki hiçbir şey ışık hızını aşamaz. Böyle bir cisimden bahsediyoruz ve böyle bir cismin güneş sistemimize girmesi elbette pek de iyi bir haber değil.

İlk fark edeceğimiz şey sistemimizde bulunan cisimlerin yörüngesindeki değişimler olacaktır. NASA gibi kurumlar gezegenlerle birlikte binlerce meteor, kuyruklı yıldız vs. gibi cismin yörüngesini sürekli takip ediyor. Bu yörüngelerin çok uzun süreler boyunca izleyeceği rotalar da hesaplanabiliyor haliyle. İşte bu hesaplamalarda yaşanacak bir sapma doğrudan bir şüphe uyandıracaktır. Bu etkiyi de kara delik bizim güneş ile aramızdaki mesafeden yüzbinlerce kat daha uzakta olsa bile fark edeceğiz.

Artık yavaş yavaş kara delik sisteme giriş yaptı diyelim. Güneş sistemimizin hudutlarında, Oort bulutu olarak bildiğimiz çoğunluğu buzdan milyonlarca asteroid, kuyruklu yıldız ve benzeri cisimden oluşan bölgeden geçecek ilk olarak. Tabi buradan geçerken inanılmaz kütleçekim etkisi ile buradaki irili ufaklı cisimlerde çok büyük bir kaos yaratacaktır. Unutmayın, kara deliğe yaklaşan tüm cisimler tekilliğe doğru yutulmazlar. Büyük bir çoğunluğu olay ufku çevresinde ışık hızına yakın bir hızda dönerek ardından yine aynı hızda uzay boşluğuna doğru fırlatılacaktır. Yani binlerce, onbinlerce meteoru güneş sisteminin dört bir yanına fırlatmaya başlayacaktır kara delik. Bunlardan bazılarının da gezegenlere ve elbette bize isabet etmesi oldukça mümkün. Tabi bu cisimlerin yeni yola çıktığını görseydik ve bu cisimler saatte 50.000 km hızla hareket etse bile bize ulaşması 20.000 yıl kadar sürerdi ama şimdilik bu hesaplamaları da bir kenara bırakalım. Bunu da çok geç fark ettiğimizi farz ederek devam edelim.

Aslında bu iyi senaryo. Yani eğer kara delik sadece bu oort bulutundan geçse ve ardından sistemi terk etse fark edeceğimiz en büyük değişiklik sistemdeki asteroid sayısındaki artış olacaktır. Tabi tek bir asteroid bile dünyadaki yaşamı yok etmeye yeterdi ama yine de birazdan bahsedeceğimiz etkilere göre iyi bir senaryo bu. Kaldı ki bu asteroid tehdidine de NASA, DART görevi ile hazırlanıyor bir taraftan. Belki bir şansımız olabilir bu durumda. Ya da en kötü ihtimalle yeni bir gezegen bulmak için 20.000 yıldan fazla süremiz olurdu… Ya da yok oluşa hazırlanmak için. Belki birbirimizle savaşmayı bırakırdık. Kimbilir… Devam edersek.

Tabi oort bulutunda, diğer cisimlerdeki kaosu doğrudan gözlemleyebilirdik. Ama bu kaosa neden olan şeyi ise doğrudan göremezdik. Kara delikten bahsediyoruz. Nasıl bakarsak bakalım orada ne olduğunu göremezdik. Bize doğru gelen görünmez bir canavarın yarattığı kaosu izliyor olurduk. Korku filmi gibi. Bu kara deliği takip etmenin yolu elbette çevresinde yarattığı etkinin yanında arkasındaki yıldızlardan veya başka cisimlerden gelen ışığı bükmesi de olacaktır. Kütleçekimsel merceklenme. Biliyorsunuz. Ancak bu etki de çok büyük olmayacaktır. Ta ki kara delik bize bayağı yaklaşana kadar. Mars ile Jüpiter arasındaki asteroid kuşağına yaklaştığında bu bükülme etkisi o kadar artacaktır ki bir optik illüzyona bakıyor gibi olurduk. Ve tabi artık kara delik dış güneş sistemini ardında bırakıp, diğer gezegenlerin bazılarını parçalayıp yuttuktan veya yörüngelerini tamamen değiştirdikten sonra bu kadar yaklaştığında biz de yavaştan gözümüzle görmeye başlardık bu canavarı. Ve tabi bu noktada dünyanın dönüşü ve yörüngesi de büyük sapmalar yaşardı.

Tabi Jüpiter’in yanından geçerken olabilecekleri de konuşmak lazım. Jüpiter gibi bir dev öyle kolay lokma olmazı büyük ihtimalle. Aralarında titanların savaşı başlardı. Evet. Büyük ihtimalle Jüpiter boyut olarak yıldızımsı bir kara delikten çok daha büyük olurdu fakat bir kara deliğin kütlesi tabi binlerce kat daha fazla olurdu. Tabi kara deliğin kaçınılmaz zaferini izliyor olurduk. Bu sırada da gaz devi jüpiterin gazının yavaş yavaş kara deliğin toplanma diskinde toplandığını, müthiş hızlara ulaşıp sürtünme nedeni ile oluşan ısı ile harika bir görsel şölene dönüştüğünü izlerdik.

Artık bu noktadan sonra dünyamız için de büyük sıkıntı yaşamaya başlar. Öncelikle ayımızın neden olduğu gelgitleri düşünün. Ay gibi küçük bir cisim bile dünyamızın sıvılarında bir harekete neden olur. Şimdi bunun milyarlarca kat daha güçlüsünü düşünün. Gerek yer altı suları gerekse magmadaki değişimleri düşünün. Göreceğimiz ilk etki volkanik faaliyetlerdeki inanılmaz artış olacaktır. Süpervolkanların, yellowstone’un mesela tek tek faaliyete geçtiğini görürdük. İnsanlık tarihinde görülmemiş çılgın bir volkanik aktiviteden bahsediyoruz. Bu bile tek başına yok edici bir etkiye sahip bir olay. Tabi yörüngemiz de artık tamamen değişecektir. Güneşe doğru itilir veya uzağa çekilirsek bununla bağlantılı dramatik iklim değişiklikleri ile karşılaşırız. Yani dünyada yaşam için pek bir şans kalmamış olur bu noktadan sonra.

Kara delik bizimle işini bitirip güneşe doğru yol almaya başladığında artık asıl “bossfight” başlayacaktır. Güneşimiz tek başına güneş sistemindeki kütlenin %99.9’una karşılık geldiği için birbirlerine çok güçlü bir kütleçekim etkisi uygulamaya başlarlar. Kara delik güneşe doğru yaklaşır, güneşteki gaz yavaş yavaş kara deliğe doğru çekilmee başlar, bu sırada artık üzerinde yaşam bulunmayan dünya da bu savaşa doğru çekilmeye başlar ve bu ikilinin etkisi ile parçalanarak kara deliğe ve hiçliğe doğru yok olurdu. İnsanlık, yaşanan her şey hiç var olmamış gibi olurdu…

Diğer gezegenler için de büyük ihtimalle benzer bir sondan bahsedebilirdik. Ya da uzayın boşluğuna fırlatılıp serseri gezegenler olarak yalnız başına kozmosun derinliklerinde varlıklarını sürdürürlerdi. Bir güneşi, kardeşleri olmadan… Güneşimiz ise yine çok büyük ihtimalle çok yavaş da olsa kara delik tarafından bir şekilde yok edilir, yutulurdu. Yani. Bir kara delik güneş sistemimize girerse… Pek iyi şeyler olmazdı. Ama başta da bahsettiğim gibi. İyi haber. Bunun olma olasılığı çok düşük.

Bunun en önemli nedeni güneş sistemimizin konumu. Nispeten galaksimizin dış çeperine yakın bir noktada bulunuyoruz. Kara deliklerin yoğunluğu ise genellikle galaksilerin merkezine doğru daha fazladır. Ve kara delikler çoğunlukla serseri mayın gibi galaksilerin içerisinde başıboş dolaşmazlar. Aralarında da genellikle çok büyük mesafeler vardır. Yani. Şimdilik güvendeyiz… En azından sonumuzu getirenin bir kara delik olma ihtimali diğer ihtimallerden çok daha düşük. Kaldı ki kozmostan önce aklımızı başımıza almadığımız sürece sonumuzu kendimizden başka bir şey getirmeyecek gibi…

Kaynaklar ve ilgili okumalar

  1. Özgün Bebar Bilim videosu
  2. İlgili okuma (Wikipedia, İngilizce): Black hole